|
|
|
|
Köşe Yazısı |
|
Abdülhamit Hanoğulları * |
Geri Dön İSLAMİYET RUHUMUZDUR ; RUHSUZ BEDEN, CESETTEN İBARETTİR... Atatürkçü yahudiler! 'Gazetemiz yazarlarından Yakup Almelek'in sözlerini yazdığı, oğlu Alper Almelek'in bestesini yaptığı marş, Atatürkçü Düşünce Derneği'nin (ADD) resmi marşı olarak kabul edildi. (24 Ekim 2001 - ŞALOM)' Bir süre önce, komonistlerin (sosyalistlerin) faaliyetlerine dair aldikları kararları madde madde sıralamıştık. İçlerinden biri şöyle idi: '-Hangi ülkede faaliyet gösteriyor iseniz, o ülkenin ölmüş devlet adamlarını sahiplenecek, yapacağınız propaganda ile onu ve dediklerini çizgimize çekeceksiniz. Aradan yıllar geçtikten sonra herkes onu 'devrimci (solcu)' bilecek.' Tokat Milletvekili Ahmet Gürkan, Büyük Millet Meclisi'nde yaptığı konuşmada '-Sosyalizmanın anası masonluktur!' diyor. Öyle oldugunu da madde madde elindeki delillerle ispat ediyor. Siz yaşadığınız süre içinde; okulda, işte, işyerinde, çarşıda, pazarda her yerde karşılaştığınız insanlardan, tanıdıklarınız veya değil hangisinden duydunuz birinin çıkıp da '-MASONUM' dedigini? Duymadınız, duyamazsınız... Ama onlar '-solcuyum, sosyalistim, devrimciyim, ateistim, komunistim' derler. Kılıktan kılığa girerler. İlginizi çekeceğini umduğumuz ibret dolu bir yazı, Eski Van Milletvekili ve vatanın sevilen asil evladı İbrahim Arvas'ın,1964 yılında Ankara'da Yargıcoğlu Matbaası'nda bastırmış olduğu "Tarihi Hakikatler" isimli eserinin, 68. sayfası Türk Masonluk tarihinde önemli bir hadiseye ışık tutar: 'Hatıratım sona yaklaşırken memleketimizde locaları bulunan Masonlardan biraz bahs etmek isterim. Masonların İstanbul, İzmir, Adana ve Ankara'da bir çok locaları vardır. Mustafa Kemal Paşa'nın sevmediği iki zümre vardı. Birincisi DÖNMELER , ikincisi de MASONLAR'dı. Bir gün eski adliye vekili Mahmut Esat Bozkurd'u çağırdı. Kendisine Masonların taksimat, teşkilat ve ahvalini bildirir bir kitab verdi. '-Bunu güzelce mütalaa et, bir takrirle Halk Partisi Gurup Başkanlığına ver, gurupta bunlara şiddetli bir hücum yap ve gurupça kapanmasına delalet et. Seninde bu işde büyük şeref payın olacaktır.' dedi. Gurup günü Mahmut Esat Bozkurt riyaset makamına bir takrir verdi ve takririn okunmasını reisten rica etti. Katip takriri okudu. Gurup dinledi. Hülasası şöyle idi: 'Bizim Eba ancet gelen atalarımızın mensubu bulunduğu tarikatları kapattık, Masonluk ta kökü dışarda bir Yahudi tarikatından başka bir şey değildir. Memleketimizde bunun ne işi vardır? Bunu da gurup kararıyla kapatalım.' Ve söz istedi, kürsüye gelerek takririni gayet veciz olarak izah etti. Meclisteki Masonları bir telaşdır aldı. Hele sözcüleri Şükrü Kaya'yı görse idiniz, başından süt dökülmüs kediye benziyordu. Meşhur hatib Mahmut Esat Beye söz yetişebilir mi idi. Şükrü Kaya Masonluğun bir hayir (!) müessesesi olduğunu kürsüden söylediği zaman gurubun hemen bütün azası yüzüne haykırdılar. Hayır eserleri dediğiniz nedir, birisini gösterebilir misiniz? Yalan söylüyorsun, in aşağı! dediler. Mahmut Esat ise MASONLUĞUN kökü dışarda, gizli, memleket ve millet için muzur bir tarikat olduğunu ve her yerde umumi reislerinin yani meşrik-i azamlarının YAHUDİ olduğunu bir çok vesikalarla ispat etti. Şükrü Kaya, Kazım Özalp, Mazhar Germen son çareyi Katib-i umumi Recep Peker'e iltica etmekte buldular. Ve salonda oturan Recep Peker'in etrafını alarak yalvarmağa başladılar. Guruptaki hava çok elektrikli idi. Heyecan son haddini bulmuş, her taraftan '-KAPATALIM!' sesleri yükseliyordu. O esnada Recep Peker söz istedi ve kürsüye gelerek: '-Arkadaşlar, çok mühim bir işin üstündeyiz, müsaade buyurun, bu işi bir defa da devlet reisine götürelim, onun da reyini alalım, gelecek hafta bugün tekrar huzurunuza getireceğim, dedi. Bu söz gurubun tasvibine mazhar oldu ve mesele gelecek haftaya kaldı. Bir hafta sonra olsun, biz herhalde bütün locaları kapatırız dediler. Ertesi hafta Recep Peker geldi ve kürsüye çıkarak şu müjdeyi verdi: -Arkadaşlar; bugünden itibaren Türkiye'de Masonluk kalmamıştır ve bütün localar kapanmıştır. Salonda bir kıyamettir koptu, alkışlar, bağırmalar ve KAHROLSUN YAHUDI USAKLARI! sesleri tavanları çınlatıyordu. Şükrü Kaya ile arkadaşları ortadan sırra kadem basmışlardı. Gurup dağıldıktan sonra doktor Mim Kemal'i öne katarak meclisteki Masonlar toplu olarak Reisicumhura gitmişlerdi. Mim Kemal, Reisicumhura hitaben: -Efendim biz zaten maiyet-i devletinizdeyiz, fakat siz meşrik-i azamımız olursanız biz pervane gibi etrafınızda dönüp dolaşırız, demiş. Reisicumhur, -Peki bir şey soracağım, bana cevap veriniz de sonra... Siz Avrupada hangi locaya bağlısınız ve metbuunuzun ismi nedir? -Biz Cenova'ya tabiiz ve reisimiz de BARCA MISON Cenaplarıdır, demişler. Bunun üzerine küplere binen MUSTAFA KEMAL PAŞA onlara hitaben: -HAYDİ DEFOLUN BURADAN, CEHENNEM OLUN GİDİN, YAHUDI UŞAKLARI! Benim milletim bana kahraman sıfatını verdi, ben sizin gibi, bir çıfıt yahudiye uşak mı olacağım? Bu gece sabaha kadar Türkiye'deki bütün localarınızı kapatmadığınız takdirde yarın teşkil edeceğim divan-ı harbi örfi'ye hepinizi verir ve astırırım! Haydi defolun karşımdan! diyerek onları kovmuş, onlar da yıldırım telgraf ve telefonlarla vaziyeti İstanbul, İzmir ve Adana'ya bildirdiler ve sabah olmadan hepsinin kapanma kararlarını getirip henüz sofrasından kalkamayan reisicumhura verdiler ve derin bir nefes aldılar. Reisicumhur Mustafa Kemal Paşa bu suretle bütün MASON localarını kapattı. İsmet Paşa'nın reisicumhurluğu sırasında kanun-u mahsusla localar kapanmadı diye Masonların müracaatı üzerine tekrar localar açılıp faaliyete başladılar. Ve 1952 de ise Atatürkçü geçinen ve onunla iftihar eden CELAL BAYAR da, Ahmet Gürkan'ın teklif ettiği ve Masonların loacalarını kapatmak istediği kanun teklifini red ederek bu suretle localarını kanunla pekiştirdi. Tabii bu ameliyeyi Meclis yaptı, fakat bu müzakerelerin devam ettiği üç celse zarfında Celal Bayar reisicumhur locasına gelerek (1) kanunun müzakerelerini sonuna kadar takip etmiştir. Cevat Rifat Atilhan Derleyen A.H.
A.H. Not : Bu tarihi belgelerle dolu yazımızda sözde Atatürkçü geçinen ama içlerinde zerre kadar Atatürk sevgisi olmayan insanların gerçek yüzlerini görmüş olacaksınız! Bu yazı dosyası ayrıca bana ADD tarzı derneklere yönelik yazılar yazıyoruz diye mail atan şahsiyetlere iyi cevap olur sanırım! Yine söylüyorum masonlar yıllardır bu ülkede her zaman kirli anlaşmalar ve kararlar alarak hep ülkeyi karıştırmanın yollarını aramışlardır. İslamiyet düşmanı Siyonizmin en önemli hizmetkarlarından olan masonlar siyon ideallerinin gerçekleşmesi için var güçleriyle çalışmaktadırlar! ADD ve benzeri derneklerin yönetim kadrolarını da masonik şahsiyetler oluşturmaktadır! Bu yazıda masonluğun çirkin yüzünü görmüş ve Atatürk'ümüzü bizlerden nasıl kopardıklarını bir kez daha, bir kez daha, okuyacaksınız!!!! Tarihten alacağımız inanın çok ders var!!
Bu arada Kuzey Irak'ta düşmana karşı savaşan vatan uğruna toprağa düşen şehitlerimize Allah'tan rahmet diliyorum! Bütün bunlar olurken ülke gündemine bakalım; Çıfıt zihniyetli chp ve bazı rektörler, çıfıt güdümlü kalemşörler, masonik medya ülke güvenliği konusunda çalışmalar yapmaları gerekirken hala Müslüman bir ülkede başörtüsü üzerine saldırmalarınıda bu vatana ve halkına yapılmış "İHANET" olarak algılıyorum!!!!
(1) Bu tarihi müzakereleri ben de basın locasından takip ediyordum. Yanımda Burla'nın Ankara Müdürü Alaeddin Mizanoğlu vardı. Milyonluk müessesini kapatıp gelmiş, heyecan içinde müzakereleri takip ediyordu. Celal Bayar da olanca heyecanıyle hatipleri dinliyor fakat gözlerini benden ayıramıyordu. Haklı idi, onu bir hiçlikten o mevkiiye dünya masonluğu getirmişti.
BAŞLIĞIN SİZİ ŞOKE ETTİĞİNİ BİLİYORUZ!..
AMA NE YAZIK Kİ BÜYÜK BİR İHTİMALLE BU SÖYLEDİĞİMİZ GERÇEKTİR!
ŞÖYLE BİR HATIRLAYIN... CUMHURİYET'İN 75. YILINI KUTLADIĞIMIZ GÜNLERDE, 10 KASIM 1998'DE CAN DÜNDAR TELEVİZYONDA BİR PROGRAM SUNDU.
PROGRAMIN ANA FİKRİ ATATÜRK'ÜN SİROZDAN ÖLMEDİĞİ, YABANCI DOKTORLARIN KOYDUKLARI TEŞHİSİN TÜRK DOKTORLAR TARAFINDAN REDDEDİLDİĞİ, VE ISRARLA SİROZ TEDAVİSİ UYGULANDIĞI İDİ!..
ATATÜRK'ÜN ÖLÜMÜNDEN SONRA HAZIRLANAN RAPORDA DA BAZI GERÇEKLERİN GİZLENDİĞİ, HATTA YANLIŞ BEYANDA BULUNULDUĞU BİZZAT O GÜNLERİ YAŞAMIŞ OLANLAR TARAFINDAN BELİRTİLİYORDU!..
EVET... GERÇEKTEN DE ATATÜRK SİROZ'DAN ÖLMEMİŞTİ!..
EN AZINDAN CAN DÜNDAR'IN BELİRTTİĞİ GİBİ, YANLIŞ TEŞHİS VE YANLIŞ TEDAVİDEN ÖLÜMÜNE SEBEBİYET VERİLMİŞTİ!
AMA BİZ DERİZ Kİ, ATATÜRK TIPKI FATİH SULTAN MEHMET GİBİ, YAVAŞ YAVAŞ ZEHİRLENEREK ÖLDÜRÜLMÜŞTÜ!.. CASTRO'NUN PUROLARIN ARASINA ZEHİRLİSİ KOYMAYI PLÂNLIYANLAR, ATATÜRK İÇİN DE BİR ŞEYLER DÜŞÜNMÜŞLERDİ MUHAKKAK Kİ!
BAZI DOKTORLAR BUNU SEZEMEMİŞ, BAZISI ŞÜPHELENMİŞ FAKAT SUSMUŞ, BAZISI DA BU OLAYDA BİLEREK VEYA BİLMİYEREK ROL ALMIŞTI!..
ATATÜRK 1935 YILINDA MASON LOCALARINI KAPATMASINDAN DOLAYI, BİLHASSA DIŞ MASONLARIN TEPKİSİNİ ÇEKİYORDU!..
ÜSTELİK SON YILLARINDA KENDİNİ TAMAMEN TÜRK TARİHİNE VERMİŞ, TÜRK'ÜN MEDENİ VASFININ BATILILARDAN ÇOK ÜSTÜN OLDUĞUNU ORTAYA KOYAN ÇALIŞMALAR YAPTIRMIŞTI...
ATATÜRK DIŞ TÜRKLERE İLGİ DUYUYORDU!.. VE HATAY KONUSUNU MUTLAK ŞEKİLDE ÇÖZMEYE KARAR VERMİŞTİ!..
HATAY'DAN SONRA MUSUL,KERKÜK, HALEP, BATI TRAKYA, KIBRIS, 12 ADA'YA DA EL ATACAKTI!..
ATATÜRK TUTTUĞUNU KOPARAN BİRİYDİ!.. BU YÜZDEN BATILILAR'A KORKU SALIYORDU!..
ATATÜRK MUTLAKA BERTARAF EDİLMELİYDİ!..
İŞTE BU PLAN YABANCILAR TARAFINDAN HAZIRLANDI... VE ONLARIN TÜRKİYE'DEKİ İŞBİRLİKÇİLERİ VASITASIYLA, YANİ MASONLAR ELİYLE UYGULAMAYA KONULDU!..
ATATÜRK GECE GEÇ YATAN, ÇOK SİGARA VE KAHVE İÇEN, ALKOL KULLANAN BİRİ OLDUĞU İÇİN HAİNLERİN İŞİ KOLAYDI... ZATEN UZUN SÜREDİR BÖBREK SANCILARI DA VARDI!..
BU YÜZDEN ONU ZEHİRLEMEK ZOR OLMADI... YEMEĞİNE AZAR AZAR KARIŞTILILAN GEÇ TESİRLİ FAKAT TESBİTİ ZOR BİR MADDEYLE YAVAŞ YAVAŞ ÖLÜME YOLLANDI!..
KARNININ SU TOPLAMASI İŞİ KOLAYLAŞTIRDI!.. HEMEN SİROZ TEŞHİSİ KONDU...
YABANCI DOKTORLARIN ALEYHTE GÖRÜŞ BİLDİRMELERİ KÂR ETMEDİ!.. ORTAYA BİR ÇELİŞTİ ÇIKINCA ATATÜRK, "BENİ TÜRK HEKİMLERİNE EMANET EDİNİZ!" DEDİ... BÖYLECE ONLAR DA DEVRE DIŞI KALDI!.. ATATÜRK'ÜN BAŞ DOKTORLARINDAN MİM KEMAL ÖKE BABA VE DEDEDEN GELME BİR DÖNME VE MASONDU ZATEN. MİM KEMAL ÖKE 1930 - 1932 YILLARI ARASI "HÜR VE KABUL EDİLMİŞ MASONLAR LOCASI" ÜSTADLIĞI YAPMIŞTIR.
ŞÜPHESİ OLAN BU LİNKTEN BAKABİLİR.. Masonlar kayıtları sildiği için Web Arşiv üzerinden tıklayarak görebilirsiniz:
http://www.mason.org.tr/index.php?option=com_content&task=view&id=44&Itemid=52
ATATÜRK BU YANLIŞ TEŞHİS VE TEDAVİ SONUCU 57 YAŞINDA HAYATA GÖZLERİNİ YUMDU!..
MASONLAR İNTİKAMLARINI ALMIŞLARDI!..
HELE YABANCI DEVLETLER RAHAT BİR "OHHH!" ÇEKTİLER... ATATÜRK'TEN SONRA KİM GELİRSE GELSİN, BAŞA ÇIKMASI KOLAYDI!..
İŞTE BUGÜN BİZİM MASONLAR; ATATÜRK'ÜN BATI EMPERYALİZMİNE, ZULMÜNE, HEGEMONYASINA DİRENEN TAVRINI HİÇ DİLE GETİRMEZLER...
AMA ARKASINDAN TİMSAH GÖZYAŞLARI DÖKMEDEN DE EDEMEZLER!
YAHUDİ UŞAKLARI MASONLARIN ÖLDÜRDÜĞÜ ATA'MIZ ŞİMDİ KALBİMİZDE; BÜYÜK ASKER, BÜYÜK LİDER, BÜYÜK DEVLET ADAMI...
DERLEYEN ABDÜLHAMİT HANOĞULLARI
Yazarı : Abdülhamit Hanoğulları
Ekleyen :
Abdülhamit
Gönderdiği Son 50 Yazı : 





Yazı hakkındaki yorumlar : |
DUYURULAR |
|
TOPLAM SİTE İZLENME |
|
|