|
|
|
|
Köşe Yazısı |
|
Abdülhamit Hanoğulları * |
Geri Dön Müzik dinlemek ne güzel bir eylemdir. Türkü, şarkı sıfatlarını almış müzikler vardır, insanın iç dünyasının rahatlamasına neden olan. Müzik ruhun gıdası derler, evet aynen katılıyorum. Müzik olmadığını düşünün, nasıl geçer hayatınız. İnsan bedeninin susuz kalması gibi olur, insanın manevi dünyası. Türk kültüründe de ayrı bir yeri vardır müziğin. Öyledir ki türküler yazılmıştır, nice destanlar nice olay ve hikaye üzerine. Kahramanlıklar vardır, bir ülkenin geçmişinin izleri vardır. “Eledim eledim höllük eledim” diye devam eden türkü vardır, bilir misiniz? O türküde bir annenin gözü gibi bakıp büyüttüğü, bir tek oğlunu geri dönmeyeceğini bilerek vatan uğruna Çanakkale savaşlarına cepheye gönderdiğini ve oğlunun mezarının dahi nerde olduğunu bilmeyerek yaktığı ağıtlardan bu türkünün doğduğunu bilir misiniz? Sonra daha çocuk yaşta okul bahçelerinde top oynayıp, uzun eşek oynayıp çocukluklarını yaşamaları gerekirken, savaşın ne olduğu bilmeden cepheye giden on beş yaşlarındaki küçük Mehmetçiklere yakılan türküler. Gidip de gelmeyen yavrular, ana kuzuları uğruna yazılan türküler yok mudur? İngilizce şarkılar, Arapça ve diğer milletlerin şarkıları dinlenir. Müzik evrenseldir. Anlamadığınız İngilizce bir müzik bile sizi duygusal anlamda etkileyebilir. Müzik böyle bir etkidir. Dinlediğiniz bir aşk şarkısından duygulanıp gözyaşları dökebilirsiniz. Birçoğumuz nişan, düğün veya özel günlerde çalınan müzikler ile coşup eğlenip üzerimizdeki bütün stresi atmışızdır. Müzik böyle bir eğlencedir. Ülkemizdeki müzik kültürü öyle renklidir ki, sanırım dünyada benzeri yoktur. Ülkemizde, müziğin etkisine kendisini kaptırıp kendi canına kıyan insanlar da vardır. Bu da gösterir ki bizim insanımızın, özellikle genç kesimlerin bilinçaltına müzikler direk etki edebiliyor. Müzikler bir insanı bir yandan bunalıma sokup, diğer taraftan da yüzünde sevinç şekilleri oluşturabilir veya düşündürebilirde. Bizim ülke insanımızın özellikle yeni nesil geçlerin özenti özelliği oldukça yüksek derecededir. Bunun da nedeni eskiye nazaran değişen hayat şartları, sosyal yaşamın kabuk değiştirmesi ve toplum içinde gittikçe artan popüler hayat olsa gerek. Aslında konuşmamız gereken asıl konu vardır ki, yine hiçbir millette görülmemiş(Müslüman bir ülke) köşelere sıkışmış bir konu; Müziklerde kullanılan cümle ve anlatılanların bir kültüre yakışıp yakışmamasının sorgulanması. Sorgulamaya ihtiyaç duymadığımız bir devirde veya kültürde miyiz yoksa! Hayır aslında sorgulamaya ihtiyaç duyduğumuz devir ve kültürdeyiz. Kültürümüzü, dış etkenlerin pençesinde can çekiştirir bir halde bırakmak, içimizin nasıl rahat olmasını sağlar. Zaten dış güçlerin beslemesiyle maşa olan birçok sözde Türk holdinglerin veya şirketlerin sahibi olduğu siyonist ruhlu medya tarafından zihinlere yerleştirilen rezil batı kültürü var iken, birde Türkçe müzik yapan veya yaptıran bazı kişiler tarafından bu kültür çöküşüne destek olunmaktadır. Söyledikleri birçok şarkının sözlerinin nerelere gidip hangi kesimleri rencide ettiğini bilerek veya genç kesimlerin bilinç altlarına nasıl etki edeceğini de tahmin ederek, halen iğrenç müziklerine devam etmektedirler. Bu noktada bir örnek vermiş olsam sanırım daha da aydınlatmış olacağım; Ankaralı Namık vardır. Ankara yöresine ait yöresel müzik yapan ve kendine özgü bir tarzı olan şarkıcı. Bir şarkısının küçük bir bölümünü yazarak yazımıza devam edelim. “yakacaksın sobayı arabada 5, evde 15, tren gelir düttürür. Sonrasında bu yazıyı yazmadan önce küçük bir araştırma yaparak elime geçen Ankaralı başka bir şarkıcının klibini izlemiştim. Klip pavyonda çekilmiş ve yine Ankara yöresine ait oyun havası tarzı şarkı söyleniyor. Ortada oynayan yarı çıplak bayanlar var. Şarkının bir bölümünde Muhammed’ini yerim diye bir cümle geçiyor. Adeta kanım donmuştu. Bu konuda da söyleyecek bir kelime bulamıyor ve takdiri yüce Allah’a ve sizlere bırakıyorum. Tabi bütün bu olanları kastederken Ankara bizim için sadece somut bir örnektir. Bilinçli Müslüman bir Türk ferdi olarak bu sözlerin ne anlama geldiğini anlamışsınızdır sanırım. İşte birçok insanımız bu tip sözlere ait müziklerde eğlenip coşarlar. Ben şahsen kendimi maddi ve manevi yönden enayi yerine konmuş hissederdim. Başka bir millet ve ırktan olsam hiç ehemmiyet vermem, ama ben “Türk oğlu Türk’üm, kanım Türk, soyum Türk. Elhamdülillah Müslüman’ım…” ben vakıf olduğum kültüre ve terbiyeye göre, bu edepsiz sözlerle bezeli müzikleri dinleyemem. İşte sizlere günümüz Türkiye’sinden elle tutulur bir örnek, ahlak ve namusun basit şarkı sözlerinde alaşağı olmasını hazmedemiyorum. En önemlisi gençler üzerindeki etkilerine gelince. Bu anlatacağım duruma belki birçoğunuz şahit olmuştur. Bu tip görüntüler, hayatımızın içine ne yazık ki normal görüntüler olarak empoze olmuştur. Bir gün iş çıkışında, Ankara’da bir lisenin önünden geçerken, öğrencilerin akşam çıkışına denk gelmiştim. Üç kız ve iki erkek öğrenci önümde yürüyorlardı. Erkek öğrencilerden birisi kız arkadaşına bakarak şımarık ve alaycı bir şekilde edepsiz bir şarkı söylüyor, kız arkadaşının yüzünde ise hoşnut bir ifade görüyordum. Genç yaşta bu tarz müziklerle büyüyen veya bu tarz müzikleri benimseyen gençlerin iler ki yaşlarında edep ve namus anlayışında ki düşüş seviyesini tahmin bile edemezsiniz. Bu yazıyı yazmamdaki nedenlerden biride bu gördüğüm kareler olsa gerek. Daha bir çok sanatçının edep sınırlarını aşan şarkıları vardır. Neden bir önlem alınmıyor anlamış değilim. Bu ülkedeki bir çok yetkili vekil yada mevki sahibi kişiler bu şarkıları dinlerken hiç rahatsız olmuyor mu? Kültür ve ahlak çöküşüne destek olan bu dinletilere neden kimsenin sesi çıkmıyor. Herhalde özgürlük çerçevesinde bakıyorlar ondandır diyeceğim ama gel gör ki ahlak, terbiye sınırlarının aşılması özgürlüğe mâl edilemez, hele ki bu Anadolu Kültürüne sahip Müslüman bir ülke ise bu özgürlük değil edepsizlik ve ülkemize yapılan ahlaksızlıktır. Bu da tamamen, eylemi gerçekleştiren ve buna izin veren kişi, kişilerin bu kavramlardaki seviyesini gösterir. Takdir, siz yüce Türk Milleti’nindir.. Saygılarımla, A.H.
ısıtacan odayı
saat beşe gelince de
göreceksin pompayı
hoşuma da giderse, bedave!
arabada 5, evde 15,
hoşuma da giderse, bendensin!
arabada 5, evde 15,
hoşuma da giderse ağaya beleş!
düdüğünü öttürür.
şu zamanın kızları
bir sakıza öptürür
kutusuylan alayım yavruuuuumm!!”
Yazarı : Abdülhamit Hanoğulları
Ekleyen :
Abdülhamit
Gönderdiği Son 50 Yazı : 





Yazı hakkındaki yorumlar : |
DUYURULAR |
|
TOPLAM SİTE İZLENME |
|
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |