ve tahammülü üzerimizden eksik etme, Memleketimizi mamur eyle,
Devletimizi ebediyete kadar hür ve müstakil olarak
muhafaza eyle,
Bütün dünyaya hidayet nurunu saçma imkân ve fırsatını
bizlerden esirgeme, Ashabdan aldığımız
sancağı ahirete kadar taşımamızı nasip eyle, bizleri her daim Peygamberimize
layık ümmet eyle! Dostlarından iki cihandan ayırma. Şeytan ve ona uyanlara karşı bizlere güç ve kuvvet ihsan eyle!
Şüphesiz sen alemlerin tek sahibi ve yaratıcısısın!
Bizleri hakkıyla kendine kulluk edenlerden eyle!
İsrail’in Türkiye üzerinde hesapları varmı ? Bu soruya bir cevap bulmak elbette son derece önemlidir. Bu konuda akla gelen olayların biri 90’lı yılların başsında dönemin İsrail savunma bakanı Şaron’un söylediği ‘’Türkiye ilgi alanımız içindedir’’ sözüdür.
Uzun yıllar ‘’Filistin Kurtuluş Örgütü’’nün liderliğini yapan Yaser Arafat bir beyanında; ‘’Dava İsrail ile bizim anlaşmazlığımız değildir, dünyanın başına örülmekte olan çoraptır’’. Ölmeden önce de Türkiye’yi uyarmıştı: ‘’Ortadoğuda yeni tuzaklarla karşı karşıyayız. Türkiye’yide içeren bir takım Siyonist hesaplarla ilgili önemli raporlar alıyorum. Kesinlikle sizi bir çembere alıyorlar…. Dikkatli olun.’’
O zaman bu sözlerin üzerinde durulmadı pek. Ola ki çoğumuz Arafat’ın destek sağlamak için propaganda yaptığını düşündük. Ama tuhaf bir haber gündeme geldi: İsrail’in saldırganlık şampiyonu savunma bakanı Şaron, ünlü İtalyan gazetecisi Oriana Fallaci ile konuşmasında ‘’Türkiye’yi kendi ilgi alanları içinde gördüğünü açığa vurdu’’ Refik Erduran, Güneş 16 Eylül 1982
Türkiye’nin İsrail için hayati stratejik önemi ise Liberation dergisinde şöyle anlatılmıştır. Bir İsrail’li yönetici söylüyor. ‘’Türkiye bizim stratejik derinliğimiz. Özellikle bizim akciğerimiz. Onsuz boğuluruz.’’ Liberation, 8 Ağustos 1992 Shalom Cohen
Bernard Lewis, Henry Kissinger, Richard Perle, Zbigniev Brzezinski, Morton Abramowitz, Paul Henze, Morris Amitay, Stephan Solarz, Nelson Ledsky, Ellen Laipson, Moris Abram… Bu isimler Mossad’ın Türkiye’yi nasıl bir ilgi alanı haline getirdiğinin önemli göstergeleridir.
Mossad’ın Türkiye’deki geniş faliyetleri terör sorunu ve faili meçhuller gibi hassas konuları içermektedir.
Emekli albay ve avukat Emin Değer’e göre istikrarlı bir Türkiye istemeyen Mossad’ın Türkiye’deki terörün tırmanmasında parmağı olabilirdi. 12 Mart öncesi ve 12 Eylül öncesindeki olaylara ve 1 Mayıs 1977 olaylarına Mossad’ın karışmış olabileceğini belirtiyor. 1940’ların sonunda İstanbul, Mossad ajanları için önemli bir merkezdi. ‘’Nokta 14 Haziran 1987’’