Türkiye
   Siyonizm
   İstihbarat
   Din
   Mektup
   Dünya
   Analiz - Araştırma
   Arasta
   Tarih
   Metafizik


YA RABBİ

Bizleri ilminle zengin et,

Güler yüz ve iyi huyla lütûflandır!

Öfkelerimizi tutacak sabur

ve tahammülü üzerimizden eksik etme, Memleketimizi mamur eyle,

Devletimizi ebediyete kadar hür ve müstakil olarak muhafaza eyle, Bütün dünyaya hidayet nurunu saçma imkân ve fırsatını bizlerden esirgeme, Ashabdan aldığımız sancağı ahirete kadar taşımamızı nasip eyle, bizleri her daim Peygamberimize layık ümmet eyle! Dostlarından iki cihandan ayırma. Şeytan ve ona uyanlara karşı bizlere güç ve kuvvet ihsan eyle! Şüphesiz sen alemlerin tek sahibi ve yaratıcısısın! Bizleri hakkıyla kendine kulluk edenlerden eyle!

AMİN!..

Allah'ın İsimleri


Allah'ın Habibi ve İnsanlığın Rehberi Alemlere Rahmet Peygamber Hz. Muhammed (SAV) Efendimiz ve Hayatı!


NAMAZ HAKKINDA HERŞEY! "... Namaz dinin direğidir... ilk hesap namazdandır... " Hz. Muhammed (SAV)


TÜRKİYE'NİN 1 NUMARALI KANALI! Online İzle!

SERHENDİ TV YOUTUBE


MUTLU OLMAK VE HUZUR İSTİYORSANIZ, İZLEYİN!

 


Web sitemiz olarak inceleyip, desteklediğimiz yardım kuruluşu Nezir Derneğidir.
 



Son Videolar

  Siyonizm hakkında!
  İsrail'in terör ajandası! Katillik geçmişi!
  Sırlara Bürünmüş Bir Allah Adamı!
  Gelenler - Böl ve Parçala
  Atatürk ve İslam; Gerçek Atatürk
  Namaz Kılmanın Önemi!
  Bir Allah Dostunun Şeytana Olan Cevabı!
  Şeytan ve Siyonizm! Mutlaka İzlenmeli
  Başörtüsü ve Siyonizm
  Siyonizm ve BOP

Ana 
sayfa yap Bana yazın Sayfayı yazdır

www.cezmiyurtsever.com
www.dallog.net

ANKET
Mason locaları sizce ülkemizde kapatılmalı mı?
Evet
Hayır
Karamsar



Türk Anaları

  Vatan Size Minnettar
  Nene Hatun
  Ayşe Çavuş
  Fatma Seher Hanım
  Gördesli Makbûle
  Kara Fatma
  Süyünbike
  Şerife Bacı
  Tomris Hatun
  Vatan Evladına Son Nasihat ve Türk Anası





Bir Söz ve Resim
Türlü türlü cefanın
Adını aşk koymuşlar.

Yunus Emre


Bugün Tarihte Olanlar
25 Temmuz-Tarik bin Ziyad'in Ispanya'yi fethi (711); Ilk lokomotifin calistirilmasi (1814)



 

 
İstihbarat Tuzağındaki Türkiye - Anti Siyonizm

İstihbarat Tuzağındaki Türkiye
 

 Gülçin Günay * 


Kategori: İstihbarat | Gönderen: Abdülhamit | Tarih: 04.06.2008

Geri Dön


      

AYTUNÇ Altındal, birçok araştırmacının kitaplarını büyük bir merakla beklediği bir yazar. 64 yaşında ve ülkelerin ‘deriniyle’ uzun zamandır yakından ilgileniyor. Bu işin eğitimini de almış. Altındal ile Destek Yayınları’ndan çıkan son kitabı “Türkiye ve Dünyada Casuslar”ı konuşmak için biraraya geldik. Sohbet koyuydu. Açıklamalar ise müthiş. Altındal ile söyleşimize geçiyoruz. 

“Türkiye’de ve Dünyada Casuslar” kitabını neden kaleme aldınız?

Türkiye, son 5 yılda ama esasen 1983’ten bu yana güvenlik algılamasında değişiklik yaptı. Bu değişikliğin sonuçlarının çok lehimize olması gerekirken aleyhimize gelişti. Son 5 yılda ise Türkiye, istihbarat güvenliğini tamamen dışladı. Burnumuzun dibindeki PKK’nın nerede, ne yaptığını ABD’liler söylerse öğrenir hale geldik. Böyle şey olur mu? Orada bizim istihbarat servislerimiz yok mu? Sadece PKK için de değil Musul ve Kerkük’te bu servisleri zaafa uğratanlar kim? Türkiye, istihbaratı neden boşlama gereğinde kaldı?

Robert Kolej casus yuvasıydı

Kitabınızda Jean D’arc, Mata Hari’ye birçok tarihi casusu belirtiyorsunuz. Ama mesela Halikarnas Balıkçısı olarak bilinen Cevat Şakir Kabaağaçlı’nın kardeşinin de ajan olduğunu ben ilk kez duydum. Veya Robert Koleji’nin kurucusu Hemlin Ailesi’nin misyoner faaliyetlerde bulunduğunu...

Robert Koleji’nin kurulmasında büyük casusluklar yaşandı. Hemlin Ailesi, Protestan Hristiyanlığı, Osmanlı topraklarında yaygınlaştırmak için çok yoğun bir faaliyet sürdürmüştü. O dönemde bu okulda öğrenci olan Müslüman gençlerden bazıları, bu misyonerlik tuzağına düşerek Hristiyan olmuşlardır. Robert Koleji, ayrıca Osmanlı’daki Amerikalı, İngiliz ve Rum casusların da yuvası olmuştu. Birçok casus, bu okulda öğretmen kisvesi altında faaliyet göstermişti. Yine Jean D’arc’ın bilinenin aksine yakılmadığını, bir kadınla evlenip çoluk çocuk sahibi olduğunu, Kraliyet Ailesi’ne sahip bulunduğunu, adlarına kurulmuş şatolar olduğunu ben yansıttım. Kitapta esas olan “Derin Devlet”in kökenlerinin ne olduğu ve nasıl bir yapılanma olduğu...

‘Derin Devlet’in temelleri nasıl, ne zaman atılıyor peki?

1950’lerden itibaren ‘Derin Devlet’ olarak tabir edilen NATO kuruluşunun yapılanması var. Bugün ‘Ergenekon’ diye ortaya abuk sabuk bir laf attılar. Bu yapılanmanın, bununla hiç ilgisi yok. “Derin Devlet”, NATO örgütlenmesidir. Türkiye, NATO’ya üye olmasından beri “Derin Devlet”, Türkiye’de mevcut. Dikkat edilmesi gereken husus, Cumhurbaşkanının ve Genelkurmay Başkanlarının bu komitede yeralıp Başbakanların yer almaması. Dolayısıyla da Başbakanlar, böyle bir örgütlenmenin varlığından bile haberdar olmayabilirler. Ki Ecevit dönemine kadar olmamışlardı.

Çalışma ataşeleri istihbarat işi yapar
Ecevit dönemine kadar?

İlk defa Ecevit, ‘kontrgerilla’ diye bilinen bir yapılanmanın varolduğunu ortaya çıkardı.
Türkiye’yi CIA ve FBI ajanlarının kolaçan ettiğine, Avrupa’da en fazla ajanın Türkiye’de olduğuna dikkat çekiyorsunuz. Hatta bir de rakam vererek ‘4 bin ajan’ var diyorsunuz. Bu istatistiki bilgiye nasıl vardınız?
Ankara’yı ele alalım. Tüm büyükelçilikler Ankara’dadır. Bu büyükelçilerin her birinin askeri ataşelikleri var. Çalışma ataşesi, kültür ataşesi vs. Her büyük devletin- ABD’lilerin mesela- büyükelçilikte çalışan 600-700 kişi var. Rusların bir dönem bin kişiydi. Herbirinin ayrı bir çalışma alanı mevcut. Çalışma ataşesinin işi sadece İş ve İşçi Bulma Kurumu ile konuşmak değil ki... Çalışma ataşelerinin çoğu, aynı zamanda da istihbarat işi yaparlar. Bir ajanı, farklı bir ülkeye gönderirken verilen ‘sahte gazeteci’ kartları var. Bu kartları en çok veren ise News Week Dergisi’dir. 

--------------------------------------------------------------------------------

CIA, Kuzey Irak’ta PKK ile kol kola
Ataşeler, casustur diyorsunuz. Yanlış mı anladım?


BÜTÜN ataşeleri demiyorum canım. Bazıları...Askeri bir ataşenin görevi ne olabilir? Herhalde bu adam, Türkiye’de şeftali fiyatlarıyla ilgilenmiyor (!) Ronald Reagan mesela FBI ajanı. Ajanlıktan devlet başkanlığına kadar yükseldi. Veya Putin... KJB ajanı ama devlet başkanı oldu. Baba Bush...CIA’nın başındaydı, ABD’nin başına geldi. İstanbul, günümüzde de CIA’nın en yoğun olarak faaliyet gösterdiği, en gizli ajanlık ve casusluk faaliyetlerini yönettiği bir kent. Avrupa’da en çok CIA ve FBI ajanı, İstanbul ve Türkiye’dedir. Yaklaşık 350-400 kişilik bir kadroya sahip olduğu, bunun Türkiye içinden devşirilmiş muhbir, ajitatör ve ajan provakörleriyle birlikte en az 4000 kişiye ulaştığı tahmin ediliyor. Anımsanacağı üzere, Irak operasyonu başlamadan önce CIA, Talabani ve Barzani aşiretlerinden derlediği kadın-erkek 5700 Kürt’ü, ABD’ye götürerek Irak operasyonu için yetiştirmişti. Bu ajanlar, şimdi Irak’ın kuzeyinde PKK ile kolkola Türkiye aleyhinde faaliyetler yürütüyorlar. Türkiye’de dinleme yapılmıyor diyebilir misin?
İngiltere, Amerika, İsrail, Suudi Arabistan, Libya, Irak, İran, Suriye, Ermenistan, Mısır, Romanya, Bulgaristan, Yunanistan istihbarat yapmıyor mu Türkiye’de? Çin yapmıyor mu? Her bir ülkeye, 10 kişi koysan etti 200 kişi. Bu arada MİT, en çok Mısırlılarla temasta. Bu kadar istihbarat ağı içine düşmüş bir Türkiye’de güvenliği ve istihbaratı nasıl boşlarsınız? Tüm dünya Türkiye’yi izlerken, dinleme yaparken, herkes Türkiye’de istihbarat faaliyeti içindeyken Türkiye, nasıl olur da istihbaratını sıfırlar? Anlatmaya çalıştığım bu. İstihbarat zaafımız var. Böyle devam ederse, Türkiye’de devlet istihbarat alamadığı taktirde kendi kendini yok eder.

Binlerce ajan farklı kimlikle Türkiye’ye sızıyor

Son yıllarda özellikle ‘serbest gazeteci’ adı altında binlerce ajanın Türkiye’ye sızdığına değinen Altındal, “CIA, PKK ile kolkola ve başımıza çorap örüyor” dedi.
ARAŞTIRMACI-Yazar Aytunç Altındal, son kitabı “Türkiye’de ve Dünyada Casuslar”da yine gündem yaratmaya hazırlanıyor. Türkiye’nin istihbaratının yabancı ülkelerce çember altına alındığını vurgulayan Altındal, “Ülkemiz, dörtbir yandan gözetleniyor. Son yıllarda ‘serbest gazeteci’ adı altında ABD’den yüzlerce ajan Türkiye’ye sızdı” diye konuştu. Altındal ile güneşli bir İstanbul akşamüstünde sohbetimize devam ediyoruz.

Kitabınızda bir hayli ilginç detaylar mevcut. Örneğin, bir E.D. adındaki Türk diplomatın İngiltere’de bazı skandallara karıştığını ve yurtdışındaki görevi sırasında bazı uygunsuz ilişkilere girdiğini ve Yunan ajanları tarafından izlendiğini belirtiyorsunuz.
Evet, 70’li yılların sonunda bu köpek meraklısı Türk diplomat, cinsellikle ilgili bir skandala karıştı. Maalesef bu durum, Türkiye’nin çok aleyhine oldu. Maddi ve manevi kayıplar verildi. Yunanistan ve 12 Adalarla olan ilişkilerimizde bu diplomatın karıştığı kirli işlerden dolayı büyük kayba uğradık.

Siz bu diplomatı tanıyor musunuz?
Gayet iyi tanırım. Biliyordum. Kendisinin cinsel tercihleri farklıydı ama başımıza dert açtı. Hala yaşıyor. Hem de gayet iyi yaşıyor.

Bununla ilgili Rahmetçi Gazeteci Abdi İpekçi’ye de bilgi aktarılmış.
Evet. Gördüğünüz gibi kaynak da var.

Türkiye’nin istihbaratı güçlü değil diyorsunuz. Yabancı ajanlar, ülkeye nasıl sızıyor?
Bir ajanı diğer ülkeye sokmak için yapılan en kolay yöntemlerden biri, ‘serbest gazeteci’ kartlarıdır... Bu kartları en çok veren ise News Week dergisidir. Türkiye’de yabancı ajan sayısı her geçen gün artıyor. Bu da Türkiye’nin istihbaratının CIA tarafından tuzak altına alındığını gösteriyor. Dediğim gibi, İstanbul, günümüzde CIA’nin en yoğun faaliyet gösterdiği, en gizli ajanlık ve casusluk faaliyetlerini yönettiği bir kent. Muhbir ve provakatörlerle birlikte Türkiye’de casus sayısı 4 bin kişiye ulaşmış durumda.

Peki şimdi soruyu size yöneltiyorum. Büyük olasılıkla telefonunuz dinleniyor...
Hem cep telefonum hem de ev telefonum dinleniyor.

Ev telefonunuzun dinlendiğini nasıl anladınız?

Başkaları bildirdi bana. Bir dönem bana koruma tahsis ettikleri için ev telefonlarının da dinlemeye aldıklarını bildirmişlerdi zaten. Cumhurbaşkanları bile gözetleniyor.

Ajanları çeken, Türkiye’nin ‘sürpriz dolu’ ülke olması

Araştırmacı-Yazar Altındal, CIA, KGB ve MOSSAD gibi gizli servislerin ajanlarının Türkiye’de yoğunlaşmasının nedenini, dış ülkelerin ‘Türklerin ne yapacağı belli olmaz’ yargısına bağlıyor
SON kitabı ‘Türkiye’de ve Dünyada Casuslar’ da derin devletin köklerini de anlatan Araştırmacı-Yazar Aytunç Altındal, Türkiye’nin son dönemde neden casus yatağı haline geldiğinin de ‘derin’ açıklamalarını yaptı. Türkiye’nin her daim yabancı devletlerin ‘tahmin edilemez’ statüsünde olduğuna dikkat çeken Altındal, “Bu da ajanların Türkiye’ye sızmalarına neden oluyor” dedi. Aytunç Altındal ile sohbetimizin son bölümüne geçiyoruz.

Cointelpro programı

n CIA ve KGB gibi kuruluşlar, neden Türkiye ile yakın temas halindeler?
Türkiye’nin dünyanın en donanımlı ve güçlü istihbarat örgütlerinin birinci sıradan hedefi olması, onun sadece dünya coğrafyasının stratejik bir bölgesinde olmasından dolayı değildir. Bunun bir de ‘beşeri’ boyutu vardır. Bu da ‘Millet / Ulus’ olarak Türklerin, CIA olsun, KGB olsun MOSSAD olsun örgütler tarafından ‘unpredictable’ (tahmin yapılamayan) ülke statüsünde görülmesindedir. En kestirme ve en yalın anlatımla söylersek ‘Türklerin ne yapacağı belli olmaz’ yargısı vardır.

 Yabancı ülkelerin gizli servislerinin son dönem çalışmaları neler peki?

CIA olsun diğer ülkelerin gizli servisleri olsun son yirmi yıldır en çok COINTELPRO diye bilinen terör programları ve operasyonlarının üzerinde çalışılmaktadır. Bu çalışmalar, NIC (National İntellegence Council), NASA, NFIB (U.S National Foreign İntellegence Board) ve CİRO ( Critical İnfrastructure Assurance Office) gibi birimlerle koordineli olarak yürütülmektedir. Bunlara FBI ile İngiltere, Kanada ve İsrail gizli servisleri de ortaktır. Bu ortak çalışmalar CSIS adıyla tanımlanmış olan birimden yöhlendirilmektedir. He türlü HUMİNT ve SIGINT (Sinyal kırıcılık ve izleme istihbaratı) bu birimin emrinde ve hizmetindedir. Bu terörle mücadele konusunda alınan kararlar, hem CIA ve FBI hem de NATO üyesi ülkelerde uygulanmaktadır. Bunların arasında her türlü dinleme, şifre kırma, ‘interception’ (Yayın bozma, kırma ve müdahale vd) yöntemleri vardır. Terör örgütlerinin içine ajan sokma, özellikle de Avrupa’daki müslüman cemaatlerin içine ‘mole’ (muhbir, ajan) yerleştirme en sık başvurulan yöntemdir. Bunlardan biri, yakın zamana kadar İsviçre’nin Lozan ve Cenevre kentlerinde müslüman cemaatlerin arasına girerek muhbirlik yapmış olan Claude Covassi’ydi. Bu ajan, Cenevre’deki İslam Merkezi’nden İsviçre gizli servisine bilgi aktarıyordu. Ajan olduğu anlaşılınca görevine son verildi.

Çok cesurca yazıyorsunuz, çok cesurca konuşuyorsunuz. Hiç tehdit almıyor musunuz?

Ben iki kez suikast tehlikesi yaşadım. Ama korkunun ölüme faydası yok!
PKK’dan tehdit aldım

 Kimler tarafından yapıldı?

Belli bir cemaatten ve PKK’dan.

Gülen Cemaati’nden mi?

Evet...Evet...Yayınevime saldırırlar, kitaplarımı yakarlar. Kitapçıya baskı yaparlar. Umrumda değil. Ben yazdığım kitabı, işin mantığını bilenler için yazıyorum.

Devlet korumanız yok değil mi şimdi?

Hayır! Bana verildi, ama ben istemedim. Çünkü korumayla dolaştığınız zaman açık hedef halindesiniz. Rahmetli Uğur Mumcu benim yakın arkadaşımdı. Ölümünden bir hafta önce onunla Kalyon Otel’de yemek yedik. “Aman Uğur suikast girişimlerine dikkat et” falan derken bana çok güzel bir söz söyledi. “Neye dikkat edeceksin? Adam kafaya koydumu Kennedy’i bile öldürüyor” Bitti...Herhalde Kennedy’den daha fazla korunacak halim yok.

‘Çılgın’ olarak tanınan kadın meğer bir ajanmış

 Karşınızdaki bir kişinin casus olduğunu nasıl anlıyorsunuz? Böyle bir olay başınızdan geçti mi?

Ooo çok geçti. Belirli bir eğitimden sonra yemem. Karşı tarafın öncelikle zihin kapasitesini iyi bilmek gerekir. Bu, ciddi bir eğitimle sağlanır. Bir keresinde hiç tahmin etmediğim bir kadının çok üst düzeyde ajanlık yaptığını öğrendim. 1970’li yılların Başbakanıyla ilgili. Onun oğlu, benim yakın arkadaşım oldu. Kendisi de profesördür. Kadının ajan olduğunu anlamak mümkün değildi.

İngiltere’de eğitim aldı

Nasıl öğrendiniz ajan olduğunu peki?

O kendisi anlatmak zorunda kaldı. Hatta o kadar başarılı bir ajandı ki çevrede herkes onu çılgın falan sanıyordu. Alay ediyordu. Kimse onun casus olduğunu anlayamazdı. İngiltere’de tahsil yapmıştı. ‘Anjelik’ olarak anılıyordu. Sarı upuzun saçları vardı. Ajan olduğunu öğrendiğimde gerçekten çok şaşırdım.

Gülçin Günay



    Yazarı : Gülçin Günay

    Ekleyen :  Abdülhamit

    Yazdır  |  Yazıyı Tavsiye Et





Gönderdiği Son 50 Yazı :
26.10.2010- MİT'in Durumu ve Ölümler ! - Abdülhamit Hanoğulları
14.07.2010- El Kaide - Pkk Farkı ve Masonlar - Abdülhamit Hanoğulları
5.06.2010- İSRAİL'İN, DARBE GİRİŞİMİ VE GİZLİ PLANLARI! Özel! - Abdülhamit Hanoğulları
5.06.2010- İsraili ve Yandaşlarını NÜKLEER çöplüğe çeviririz! - Abdülhamit Hanoğulları
3.06.2010- Pkk'lı İtirafçı; Abd-İsrail Bizi Eğitiyordu - Kaynak : www.internethaber.com
16.01.2009- GPT-Teşkilat-ı Mahsusa ve MİT - 1 - Abdülhamit
4.01.2009- CIA’YI YILDIZ İSTİHBARAT MI KURDU? - H. Yılmaz Çebi
9.12.2008 12:10:25- Koç Rotary'de kriz için devrede - Abdülhamit Hanoğulları
21.11.2008- SİTEMİZİ SİLEN ZEVATLARA CEVABIMIZ! - Abdülhamit Hanoğulları
16.10.2008- Gmail-Google Şifresi ve Masonluk - Cezmi Yurtsever
14.10.2008- Atatürk ve Peygambere Sevgi Kartpostalı - Kaynak : www.cezmiyurtsever.com
14.10.2008- Kutsal Toprakları Koruyan Mustafa Kemal! - Abdülhamit Hanoğulları
21.06.2008- Ayşe Çavuş - Araştırma: Oğuz KÖROĞLU
21.06.2008- Fatma Seher Hanım - Araştırma: Oğuz KÖROĞLU
21.06.2008- Gördesli Makbûle - Araştırma: Oğuz KÖROĞLU
21.06.2008- Kara Fatma - Araştırma: Oğuz KÖROĞLU
21.06.2008- Süyünbike - www.antisiyonizm.com
21.06.2008- Şerife Bacı - www.antisiyonizm.com
21.06.2008- Tomris Hatun - Alparslan TÜRKEŞ
21.06.2008- Vatan Evladına Son Nasihat ve Türk Anası - Harp Mecmuası
31.07.2008- Şeytanın Oğlu Aslan - H. Yılmaz Çebi
29.07.2008- Hayırlı Kandiller ve Mirac Gecesi! - Abdülhamit Hanoğulları
21.07.2008- Kafkaslar ve Orta Asya - Derleme Abdülhamit
21.07.2008- Mirasımıza Sahip Çıkmak - Derleyen Abdülhamit
21.07.2008- Osmanlı'yı Yağma Yarışı - Mediha Akarslan
21.07.2008- Osmanlı hoşgörüsüne çarpıcı bir örnek - Vahdettin Engin
21.07.2008- Eski Türkler: Ne İdik, Ne Olduk? - www.dallog.net
21.07.2008- Rusya'nın Tarihî Misyonu: Entrikacılık - Dr. Alâeddin Yalçınkaya
21.07.2008- Ortadoğu'ya Barışı Getirmek - www.dallog.net
21.07.2008- Balkanları Anlamak - http://www.dallog.net
21.07.2008- Düyun-u Umumiye - www.dallog.net
21.07.2008- Osmanlı Tarihinde Bir Dönüm Noktası - Abdülhamit Hanoğulları
18.07.2008- Siyonizmin Dünya Siyasetine Etkileri - Metin YAZAREL
12.07.2008- Atatürk'e Göre Abdülhamit! - Mustafa Armağan
3.07.2008- Mason Şeyhulislamın Abdülhamid’e kini - Abdülhamit Hanoğulları
3.07.2008- Ergenekon Bombası!!! - Abdülhamit Hanoğulları
21.06.2008- Kur’an-ı Kerim'e Siyonist Tefsiri! - Net Pano
14.06.2008- Siyon(Siyonizm) Protokolleri - Abdülhamit Hanoğulları
11.06.2008- Sütçü İmam Olayı - Abdülhamit Hanoğulları
10.06.2008- Seddülbahir Muharebeleri - www.tsk.mil.tr
9.06.2008- Sarkozy dönmesi yine konuştu! Anlayana! - Abdülhamit Hanoğulları
6.06.2008- Binbaşı Lütfi: Yetiş Ya Muhammed Kitabın Gidiyor! - Abdülhamit Hanoğulları
5.06.2008- Anadolu 8 Bin Yıldır Bizim! - www.asilkan.org
2.06.2008- İlk Türk ne zaman Müslüman oldu? - Hasan Demir
2.06.2008- Defolun Çıfıtlar, Yahudi Uşakları - Hakan Yılmaz Çebi
1.06.2008- Dinine Gönülden Bağlı Bir Lider: Atatürk - Kaynak: www.atamizindeyiz.com
1.06.2008- Büyük Millet Meclisinin Açılışı - Kaynak: www.atamizindeyiz.com
1.06.2008- Atatürk'ün Peygamber Efendimize Duyduğu Hayranlık - -
1.06.2008- Atatürk Materyalist Değildir - Kaynak: www.atamizindeyiz.com
30.05.2008- 40 Kudsi Hadis - İNTERNET


Yazı hakkındaki yorumlar :


Hiç yorum yoktur..

 

- Yorum Ekleme Paneli -

İsim :   
E-mail :   
E-mail Görünsün :   
Yorumunuz :   

 

 
Sayfa Başı

DUYURULAR

TOPLAM SİTE İZLENME

 


 

 

 2008-2026 (C) Bu sitedeki bütün belgeler yüce dinimize ve kahraman milletimize hizmet amacıyla yayınlanmaktadır... Dilerseniz kaynak gösterilmeden de alınabilir... Sitemiz kullanıcılara açık işlevsel bir site olduğundan kullanıcılardan ve diğer mail gibi yollardan gönderilen yazılar yayınlanır, ayrıca kaynak belirtilerek alıntı yazılar yayınlanır. Sitemiz görüşlerimizi açıkça belirttiğimiz çağdaş, özgür; milli ve manevi değerlerine sahip bir görüş platformdur. Yasa dışı faaliyetlere kesinlikle karşıyız. Bu durumda sitemiz, sayfalarımıza gönderilen yazılardan sorumlu değildir ve ayrıca bir yazı hakkında şikayetiniz varsa "nedeni ile" bildirilmesi ve kabul görülmesi halinde kaldırılacaktır. Aksi durumlarda bütün hukuki haklarımızı saklı tutmaktayız...