|
|
|
Hasan Karakaya * |
Geri Dön Eşref Not : Evet chp'nin talimatıyla ve gizli oyunlarla chp ve dsp liler geçmişteki dinsiz abilerinin izinden giderek yine yargıdaki yandaşlarıyla ülkemizin manevi değerleri üzerine yaptıkları sistematik saldırıları devam ettirmektedirler! Chp nin ve mason localarının talimatıyla dinimiz İslamiyete saldıran hazımsızlar başörtüsü yasağını devam ettirerek, bu ülkeye ihanetlerini gösterip ve %99'u müslüman olan ülke insanımızın cebinden çıkan paraları ceplerine "haram" olarak indirdiklerinide iyi bilseler bari! En azından benim şahsımın tanıdığı ve aramızda sohbetlerde konuştuğumuz 50 civarı insan; örnek olarak devlet mekanizmasında bulunan chp, dsp v.s ve yargıdaki bu din düşmanlarına haklarını sonuna kadar haram ediyorlar! Allah herşeyi görendir!! İSLAMİYET ÇOK İYİ YAŞANSAYDI
Türkiye, “İslâmiyet’in en iyi yaşandığı ülke” olsaydı, CHP Genel Sekreteri önder Sav, “hac” aleyhinde konuşabilir, Peygamber Efendimiz’i aşağılayan küstahça sözler sarfedebilir miydi?..
Türkiye; “İslâmiyet’in en iyi yaşandığı ülke” olsaydı; Şanlıurfa ve Diyarbakır halkı, hiç Deniz Baykal ve önder Sav’a bu şiddette tepki gösterir miydi?..
Tepki gösterdiler, çünkü;
CHP’lilerin “İslâm karşıtlığı”na öfkeliydiler!..
CHP’lilerin üzerine “yumurta” ve “domates” fırlatıp, “Kahrolsun CHP” diye slogan attılar, çünkü; CHP’yi “İslâmi yaşantının önündeki büyük engellerden biri” olarak görüyorlardı...
Türkiye, “İslâmiyet’in en iyi yaşandığı ülke” olsaydı, “İslâm’ın emri” olan başörtüsü acaba “yasak” olur muydu?..
Türkiye; “İslâmiyet’in en iyi yaşandığı ülke” olsaydı; “Milli iradenin tecelligâhı” olan Meclis’in 411 üyesi “milletin talebi” doğrultusunda “başörtüsünün serbestliği”ne karar veriyorken, CHP denilen parti “Milletin 411 temsilcisi”nin verdiği kararı iplemeyip, bunu iptal ettirmek için “Yargının 11 üyesi”ne gider miydi?..
BU BİR “YARGI DARBESİ”DİR!
Ve “yargının 11 üyesi”nden, 9’u da;
Ben, tam da yazının burasına gelmişken, “saat 17.30”da açıklanan kararıyla; “milletin yüzde 80 çoğunluğu”nun değil de, “milletin yüzde 20’si”ni temsil eden “CHP’nin talebi”ne uygun karar verir miydi?..
Hem de; “görev ve yetkisini aşarak” böyle bir skandala imza atabilir miydi?..
öyle ya;
Anayasa Mahkemesi’nin görev ve yetkisi, Anayasa’da yapılan değişiklikleri “şeklen” incelemektir!.. Ama mahkeme; Anayasa’nın 10. ve 42. maddesinde yapılan değişiklikleri “esas”tan incelemiş ve değişikliği “laikliğe aykırı” bularak “yok hükmünde” saymıştır!..
Aynen, “CHP’nin istediği” doğrultuda!..
Oysa, mahkemenin böyle bir “yetki”si yoktur!..
Anayasa Mahkemesi, bu kararıyla “görev”ini ihlâl etmiş, “yetki”sini aşmıştır!..
Bu, bir “yargı darbesi”dir!..
“Kuvvetler Ayrılığı” ilkesine göre, “Yasama” görevi, yani “yasa yapma” görevi Meclis’indir!.. Ama, “yüzde 20’lik CHP’nin talebi doğrultusunda” karar veren Anayasa Mahkemesi; kendisini “Meclis’in yerine” koymuş ve hatta “Meclis’in de üstüne çıkarak” Meclis’in yaptığı değişikliği iptal etmiştir!..
MİLLETLE çATIŞAN BİR YARGI
Açık ve net söyleyeyim;
Bu karardan sonra, benim için de Anayasa Mahkemesi “yok” hükmündedir!.. çünkü Anayasa Mahkemesi, Meclis’in görev alanına “tecavüz” etmiş ve Meclis’in yetkisini “gasp” etmiştir!..
Kısacası, Türkiye Cumhuriyeti’nin bir “Yargı Cumhuriyeti” haline geldiği, bir defa daha görülmüştür!..
çünkü, sözümona “Türk Milleti Adına” karar veren yargı, “Türk Milletini iplemez” bir tavır içindedir!..
Anayasa Mahkemesi, madem ki milletin, yani benim talebimi “yok hükmünde” sayıyor, bu saatten sonra benim gözümde de CHP ve Anayasa Mahkemesi “yok hükmünde”dir!..
Ne kararlarını tanıyorum, ne de kendilerini!..
Dahasını da söyleyeyim;
Bu tür kararlar, korkarım ki, “küresel güçlerin tetiklemesi”ne zemin hazırlar!..
Merak ediyorum; “Milletin inanç ve değerleri aleyhinde” yani milletle çatışan kararlar verip, “küresel güçlerin ekmeğine yağ sürmek”le CHP’nin ve Anayasa Mahkemesi’nin eline ne geçecek?..
Ama, ellerine bir şey geçmesi gerekmiyor ki!..
Nasıl olsa;
“Türkiye’nin yönetimi ellerinde!”
------------------
9 büyüktür, 21 Milyon’dan
Hani, hep; “Burası Türkiye... Bu ülkede olmaz, olmaz!” deriz ve “her an her şeyin olabileceğine” inanırız ya, bu inancı haklı çıkaracak gelişmeler hiç eksik olmaz bu ülkede!..
Meselâ; “demokratik ülke” deriz, sokaklarında “tanklar” yürür!..
Meselâ, “Matematiğin 4 işlemi”nde, 9 rakamı küçük bir sayıdır, 411 ise büyük!..
Ama, burası Türkiye... Burada “matematiğin kuralları” değil, “yargının kuralları” geçerlidir!.. Yargı, eğer “9 büyüktür 411’den” diyorsa, geçerli olan budur!..
çünkü Türkiye’de; “yargı ne diyorsa, o!”dur!..
çünkü Türkiye’de; “Millet”in 21 Milyonu bilmez, o iradenin temsilcisi “Milletin Meclisi” bilmez, ama “Anayasa Mahkemesi’nin sadece 9 üyesi” bilir!..
Kısa ve net ifadesiyle; “9’un, 21 Milyondan büyük olduğunun ispatlandığı” tek ülkedir Türkiye!..
Bu ülkede matematik de sökmez, demokrasi de!..
çünkü bu ülkede, “kurallar” değil, “krallar” egemendir!
Yazarı : Hasan Karakaya
Ekleyen :
Eşref
Gönderdiği Son 50 Yazı :
Yazı hakkındaki yorumlar : |
DUYURULAR |
|
TOPLAM SİTE İZLENME |
|
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |