|
|
|
|
Köşe Yazısı |
|
Abdülhamit * |
Geri Dön Aslında yazının başlığı ne dramatik dimi, eski bir Osmanlı İmparatorluğu teşkilatı ve o kurumun varisi sayılan yeni bir kurum! Ülkemizin içinde bulunduğu duruma bakıp hüzünlü bir iç çekmek geliyormu içinizden! Osmanlı tarihi üzerine bir satır dahi okusam, içimde bir hüzün seli oluşmakta, bu sel akar gider kalp göz yaşı olur, sonra dayanamaz herdem ateşefrûz olur sine-i gönülde! Allah-u Ekber nidalarıyla yapılan savaşlar, on beş yaşlarında savaşa gidenler, cepheye mermi taşırken bebeği soğuktan ölen anaların ve daha yüzlerce insanımızın fedakarlığı! Ruhları şad olsun! Koskoca bir imparatorluk ve yıkılıyor, topraklar kaybediliyor! Ey gidi Osmanlı ey, ey gidi Teşkilat-ı Mahsusa ey, Gizli polis teşkilatı bir dönem kapatılır, sonra yine yabancıların baskısıyla mason Ali Paşa döneminde tekrar açılır. Başına öncekinde olduğu gibi yine bir gayri müslim getirilir. GPT'nın başına getirilen Ermeni'de öncekinden farksız değildi, yüklü paralar karşılığında yabancı ülkelerin elçilerine gizli bilgileri, planları v.s satıyordu! Devam Edecek!
Evet, bütün bunlar içimizdeki içsizlikten oluyor! Siyasetin, kurumların, devlet adamlarının içsizleşmeside cabası! Evet, bu içsizliğin ana sebeplerinden biride yehovanın çocuklarıdır, bu yehova oğullarıdır artık şeytanın devleti, şeytan ise emeline ulaşmak için sonuna kadar kullancaktır bu kavmi, ülkemizde bu yahova çocuklarına hayran olan ve yalaka olan birçok kurum ve şahsiyet vardır! Çoğunluğunu ekranlarda ve gazetelerde bulabilirsiniz.. Birçoğuda meclistedir! Beşerin gözünden kaçsada Allah azze ve celle herşeyi görendir ve beşeri yaptıklarından dolayı hesaba çekecek olandır ve sonuçta diyeceğim üstünde bulunduğumuz topraklar o kadar kıymetliki, kıymetine İslam coğrafyasının koruyuculuk sıfatıda eklenince mana aleminde ki değeri daha da bir artar olsa gerekir!
Sizlerin tozunuzdan dahi eser bırakmadılar,
Viran eylediler miraslarınızı, kırdılar kapıları,
Açtılar içeri girdiler ama,
Direndi yine ALLAH aşkına yananlar,
Direniyor hala,
Peygamberin güçlü ümmeti!
Ana konumuz Teşkilat-ı Mahsusa olduğu için giriş babında söylemek isterim; Teşkilat-ı Mahsusa'yı bilmeyeniniz yoktur sanırım, şimdiki söylemiyle Osmanlı İmparatorluğunun o zamanki istibarat-haber alma servisi! Öyle böyle bir teşkilat değildir bu! Başlı başına bir ordu, bir cengaverler, seyyidler, mollalar, hafızlar, imamlar ve sonuç itibariyle milli ve manevi değerlerine bağlı şahsiyetlerden oluşmuş bir güç! Molla, imam gibi kelimeler geçtiği için bazı zihniyetler hemen önyargı takınacaktır, tecrübelerimden söylüyorum!!! Sakın ola Osmanlı'yı ve Teşkilat-ı Mahsusa'yı masonik zevatların neşriyatlarından öğrenmeye çalışmayın, yoksa gerçek sırrı çözemezsiniz, edindiğiniz dezene bilgilerle hayal kurar düşünürsünüz!
Müsadeniz ve tevazunuza nazaran şimdi biraz tarihimize bir bakıp, günümüze gelerek, Teşkilat-ı Mahsusa ve MİT arasındaki uçurumları mercekle incelemeye başlayalım!
Teşkilat-ı Mahsusa'dan önce sadrazam Mustafa Reşit Paşa zamanında kurulan (GPT)Gizli Polis Teşkilatı'ndan da bahsetmek gerekir! Mustafa Reşid Paşa haini hakkında biraz bahsetmek icab eder! Bu Reşid Paşa, milli ve manevi değerlerden uzak bir kişiydi. Kendisi ilk Paris'te ve sonra Londra'da özellikle yehova köleleri(masonlar) tarafından formatlanmaya başlıyor ve sonuç olarak mukaddes Osmanlı ruhu yerine şeytanın şehvetine kapılarak yehovanın batı kültürüne aşina olan bir zevat! Ayrıca ünlü bir masondu. Yani dolaylı yoldan çıfıt uşağıydı! Bu Reşid Bey'in yaptıklarını, hainliklerini anlatsak bayağı bir sayfa tutar o yüzden, tarihsel mini bir kronolojik sıralamayla ilerleyelim!
*1826’da Bâbıâlî Mektûbî Kalemine memur oldu.
*1834 senesi Temmuz ayında, fevkalâde orta elçilikle Paris’e gönderildi.
*1835 yılı Mart ayı sonlarında, elçilik tercümanı Ruheddîn Efendiyi Paris’te maslâhatgüzâr bırakarak, İstanbul’a döndü.
*1835 yılı içerisinde büyükelçilikle tekrar Paris’e, sonra Eylül 1836’da, Londra büyükelçiliğine nakledildi ve hâriciye müsteşarlığı pâyesi verildi. Londra’da sefirliği sırasında Lord Stratford Redcliff Rading ile dostluk kurup, mason locasına girdi.
*1844 senesi sonlarında ikinci defâ hâriciye nâzırlığına getirildi.
*Bir müddet bu görevde kalan Reşîd Paşa, bilhassa İngilizlerin yoğun baskı ve faâliyeti sonucu 28 Eylül 1846’da sadrâzamlığa getirildi. İş başına gelir gelmez İskoç mason teşkilâtı üyesi Lord Rading ile büyük vilâyetlerde mason locaları açtırmaya devam etti. Böylece, Osmanlı Devletinin parçalanması, yıkılması için açılan câsusluk ve hıyânet ocakları çalışmaya başladı.
Liste böyle uzar gider, nitekim Gizli Polis Teşkilatı Fransa ve özellikle İngiltere baskısıyla Reşid Paşa zamanında kurulur. Özellike bu teşkilatın kurulmasını isteyen İngilizlerin telkiniyle yine bu teşkilatın başına Civinis Efendi isimli bir Rum getirilir. Bu Civinis'in hırsız olduğuda söylenmektedir! Civinis aslında yabancıların kontrolünde biriydi. Büyük paralar karşılığında çok gizli bilgileri yabancılara aktarıyordu! Zaten yabancı istihbarat servislerinin Osmanlı topraklarında casusluk için ilk başvurdukları şahıslar genelde gayri müslimlerden olurdu! Yabancıların artık çok fazla çaba göstermesine gerek olmadan istihbarat sağlayacakları yapı, Reşid Paşa'nın da sayesinde Osmanlı içinde milli gibi görünen ama gayri milli olan bir teşkilat olarak kurulmuştur. Gizli Polis Teşkilatı özellikle Fransızların ve İngilizlerin truva atı olarak görev yapmaya başlar.
Sonuç olarak şunu söyleyebiliriz; Özellikle Fransız ve İngilizlerin çabalarıyla kurulan GPT Osmanlı'nın hasta adam olmasında ve içerden yıpratılmasında kullanılan bir maşa olmuştur! Böyle bir zeminin hazırlanmasında ise kuşkusuz masonluk gibi kökü dışarıda, hainlik ve çıfıt uşaklığı gibi bir yapılanmanın etkisini vurgulamadan geçmek olmaz!
Abdülhamit Hanoğulları
Yazarı : Abdülhamit
Ekleyen :
Abdülhamit
Gönderdiği Son 50 Yazı : 




Yazı hakkındaki yorumlar : |
DUYURULAR |
|
TOPLAM SİTE İZLENME |
|
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |