ve tahammülü üzerimizden eksik etme, Memleketimizi mamur eyle,
Devletimizi ebediyete kadar hür ve müstakil olarak
muhafaza eyle,
Bütün dünyaya hidayet nurunu saçma imkân ve fırsatını
bizlerden esirgeme, Ashabdan aldığımız
sancağı ahirete kadar taşımamızı nasip eyle, bizleri her daim Peygamberimize
layık ümmet eyle! Dostlarından iki cihandan ayırma. Şeytan ve ona uyanlara karşı bizlere güç ve kuvvet ihsan eyle!
Şüphesiz sen alemlerin tek sahibi ve yaratıcısısın!
Bizleri hakkıyla kendine kulluk edenlerden eyle!
İsrail'in milli ağacıdır Gargad (Gark) ağacı. Gargad ağacının Yahudilerin milli ağacı olmasında, bu ağacın onları koruyacağı inancı vardır. Bu inanç, Hz. İsa (as) ve askerlerinin
İsrail'in milli ağacıdır Gargad (Gark) ağacı. Dünyada bilinen terör devletlerin sonuncusu durumunda olan İsrail'in - Moğollar, Makedon Krallığı terör birer terör devletidir- her yerinde bu ağaçtan vardır. Gargad ağacının Yahudilerin milli ağacı olmasında, bu ağacın onları koruyacağı inancı vardır. Bu inanç, Hz. İsa (as) ve askerlerinin, nereye saklanırlarsa saklasınlar bütün Yahudileri bulup öldüreceği; ancak bu ağacın dile gelmeyerek onları koruyacağı düşüncesinin eseri.
Öyleki, İsrail eski Dışişleri Bakanı Şimon Perez -daha sonra Başbakan oldu- kendisiyle yapılan bir röportajda, mülakatı yapan muhabirin her yerde gördüğü bu ağacı sorması üzerine şu cevabı vermiştir: "Bu bizim ağacımız, bizi koruyacak ağaçtır. Müslümanlar bizi öldürmek isteyecekler ve biz bu ağaca saklanacağız." Duydukları karşısında hayretini gizleyemeyen gazeteci sorar; "Madem öyle niçin onlarla sürekli savaşıyorsunuz?" Perez'in cevabı şudur: "Biz, bize vaat edilen için çalışıyoruz!"
İlginç değil mi? Yenileceklerini bildikleri halde, inançları gereği neyse onu yapıyorlar. İslam'ın üstünlüğü konusunu açıklarken, birileri, "Madem İslam üstün niçin müslümanlar hep gerideler?" diye sorarsa; verilecek cevap basittir. İslam şeksiz şüphesiz üstündür. Bugün Müslümanların geri olmalrının sebebi İslam değil, bilakis İslamsızlıktır, yani imandır.
Adamlar imanlarının gereği ne ise -sonlarını bildikleri halde- onu ifa etmekten çekinmiyorlar, peki ya Müslümanlar! Müslümanlar "iman ettik" dediklerine göre imanlarının gereğini ne ölçüde yerine getiriyolar?