|
|
|
Mert Er * |
Geri Dön Türkiye-Suriye sınırındaki mayınları temizlemenin arkasındaki gerçek kara harekatına hazırlıkmı? İlk önce durumu medyada bize anlatılan (kaktırılan) şekline bakalım sonra olayı birde ters köşeden yorumlayalım. - Türkiye-Suriye sınırındaki mayınlardan temizlenecek arazilerin kimlere tahsis edileceği şimdiden tartışma çıkardı. - mayınlardan arındırıldıktan sonra özellikle organik tarım için kullanılması düşünülen 210 bin dönümlük arazinin temizlenmesinde sona yaklaşıldı. Sınırdaki kara mayınlarının temizlenmesine ilişkin kanun tasarısı, Meclis'te tartışmalara neden oluyor. - Türkiye Suriye Sınırındaki Mayınların Temizlenmesine İlişkin Düzenleme Kapalı Oturumda Görüşülüyor - CHP ve MHP'nin karşı çıktığı tasarı, mayınlı arazileri temizleyen şirketlerin 44 yıla kadar bölgede tarımsal faaliyet yapabilmelerini öngörüyor - MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır, tasarının maddelerinin gizli oturumda görüşülmesi yönünde önerge verdi. Şandır’ın önergesinin Genel Kurul’da kabul edilmesi üzerine oturumu yöneten TBMM Başkanvekili Güldal Mumcu, milletvekilleri, stenograflar ve gizli oturumlar için görevlendirilen kavasların dışında kalanların salondan çıkartılmasını istedi. Kapalı oturuma geçilmesi üzerine kulisler ile basın büroları da boşaltıldı. Tasarı üzerindeki görüşmeler kapalı oturumda sürüyor. Bize yedirilmeye çalışılan durum bu. Şimdide ters köşeden bakarak durumun iç yüzünü sorularla anlamaya çalışalım ne dersiniz. 1) Konuya CHP ve MHP karşı çıkıyor, lakin gelelim MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır, tasarının maddelerinin gizli oturumda görüşülmesi yönünde önerge veriyor ve kabul ediliyor, TBMM Başkanvekili Güldal Mumcu herkesi salondan çıkarıyor ve gizli oturum yapılıyor. (perhiz lahana turşusu hikayesi bile zayıf kalır. Konu ekonomiye katkı gizli oturum. Açık konuşunki kimin ne dediğini 50 yıl beklemeyelim öğrenmek için) 2) Gözbebeğimiz TSK her yerde mayın temizleyebiliyor ama burada temizlik yapamıyor. (gelde inan. İnanmak için kendimi zorladım ama olmadı) 3) Temizleme karşılığı hem para ödeyeceğiz, hemde 49 veya 99 yıllığına araziyi vereceğiz. (sadece temizleme de yetmiyor birde kiralayacağız ) Tüm bu geyiklerin ardında yatan gerçek şu olabilirmi? İ Harfi : Iraq (Irak) devletini işaret eder. S Harfi : Syrie (Suriye) devletini işaret eder. R Harfi : Royaumde Jordanie(Ürdün) devletini işaret eder. A Harfi : Arabie (Arabistan) devletini işaret eder. E Harfi : Egypte (Mısır) devletini işaret eder. L Harfi : Liban (Lübnan) devletini işaret eder. Bu demektir ki, ismini teşkil eden bu altı harfin delalet ettiği Arap ülkelerini zaptetmek suretiyle Ortadoğu’daki birinci merhaleyi teşkil eden milli hedefine ulaşmış olacaktır. İkinci Merhale: Ortadoğu’daki hakimiyetini kayıtsız şartsız devam ettirebilmek için bu bölgede yegane söz sahibi olan Türkiye’nin susturulması lazımdır. Birinci merhaleyi tahakkuk ettirecek olan İsrael devletinin ikinci merhalede milli hedefi şüphesiz Türkiye olacaktır. Herkesin malumudur ki, hiçbir savaş kara harekatı olmadan başarıya ulaşamaz. En son Irak’taki olaydada görüldü gibi hava harekatları başlangıcından sonra mutlaka kara harekatı yapılmıştır. Yada TSK’nın kuzey ırakta hava bombardımanından sonra yaptığı kara harekatı. Kısaca kara harekatı olmadan bir yeri almış ve hakimiyetinizi sağlamış olamazsınız. ISRAEL adında gizli olan ıraktan sonra vurulacak girilecek yer olan suriyeyi göz önüne alındığında Suriye tarafında mayın yok. Bizim taraftaki mayınlarda temizlenince, israilin emrindeki ABD, İngiliz ve diğer devletlerin askerlerinin Türkiye’ye karadan girmesi için ne engel kaldığını hangi zevat açıklayabilir bizlere. Herkes türkiye haritasını önüne alıp baksın. suriye sınırı bölgesi düz bir ovadır. oradan içeriye hava destekli bir harekat ile birlikler taa adıyaman malatyaya kadar bir hamlede gidebilir. Ki, Suriye sınırı en uzun kara sınırı olan bir bölgedir. Dolayısı ile buradan bir çok cephe rahatlıkla açılacaktır. Yoksa amaç sadece toprakları tarıma kazandırmak olduğu halde bizdemi komplocu olduk. Aklıma gelen son notu da aktarmadan geçemeyeceğim. Teknoloji o kadar ilerlediki, susuz, topraksız tarım yapabilen bir hale geldik. Çölde , havada ürün alınırken ne gerek var 53 yıldır kullanılmayan toprakları ekmeye biçmeye?
Arazi çok büyük... 53 yıldır bu alanlarda ekim yapılmadığı için toprak birinci kalitede, verimi çok yüksek...
Yazarı : Mert Er
Ekleyen :
MertEr
Yazdır
|
Yazıyı Tavsiye Et
Not: Bu yazı en son 30.05.2009 10:16:59 tarihinde MertEr tarafından güncellenmiştir..
Gönderdiği Son 1 Yazı :
Yazı hakkındaki yorumlar : |
DUYURULAR |
|
TOPLAM SİTE İZLENME |
|
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |