Türkiye
   Siyonizm
   İstihbarat
   Din
   Mektup
   Dünya
   Analiz - Araştırma
   Arasta
   Tarih
   Metafizik


YA RABBİ

Bizleri ilminle zengin et,

Güler yüz ve iyi huyla lütûflandır!

Öfkelerimizi tutacak sabur

ve tahammülü üzerimizden eksik etme, Memleketimizi mamur eyle,

Devletimizi ebediyete kadar hür ve müstakil olarak muhafaza eyle, Bütün dünyaya hidayet nurunu saçma imkân ve fırsatını bizlerden esirgeme, Ashabdan aldığımız sancağı ahirete kadar taşımamızı nasip eyle, bizleri her daim Peygamberimize layık ümmet eyle! Dostlarından iki cihandan ayırma. Şeytan ve ona uyanlara karşı bizlere güç ve kuvvet ihsan eyle! Şüphesiz sen alemlerin tek sahibi ve yaratıcısısın! Bizleri hakkıyla kendine kulluk edenlerden eyle!

AMİN!..

Allah'ın İsimleri


Allah'ın Habibi ve İnsanlığın Rehberi Alemlere Rahmet Peygamber Hz. Muhammed (SAV) Efendimiz ve Hayatı!


NAMAZ HAKKINDA HERŞEY! "... Namaz dinin direğidir... ilk hesap namazdandır... " Hz. Muhammed (SAV)


TÜRKİYE'NİN 1 NUMARALI KANALI! Online İzle!

SERHENDİ TV YOUTUBE


MUTLU OLMAK VE HUZUR İSTİYORSANIZ, İZLEYİN!

 


Web sitemiz olarak inceleyip, desteklediğimiz yardım kuruluşu Nezir Derneğidir.
 



Son Videolar

  Siyonizm hakkında!
  İsrail'in terör ajandası! Katillik geçmişi!
  Sırlara Bürünmüş Bir Allah Adamı!
  Gelenler - Böl ve Parçala
  Atatürk ve İslam; Gerçek Atatürk
  Namaz Kılmanın Önemi!
  Bir Allah Dostunun Şeytana Olan Cevabı!
  Şeytan ve Siyonizm! Mutlaka İzlenmeli
  Başörtüsü ve Siyonizm
  Siyonizm ve BOP

Ana 
sayfa yap Bana yazın Sayfayı yazdır

www.cezmiyurtsever.com
www.dallog.net

ANKET
Mason locaları sizce ülkemizde kapatılmalı mı?
Evet
Hayır
Karamsar



Türk Anaları

  Vatan Size Minnettar
  Nene Hatun
  Ayşe Çavuş
  Fatma Seher Hanım
  Gördesli Makbûle
  Kara Fatma
  Süyünbike
  Şerife Bacı
  Tomris Hatun
  Vatan Evladına Son Nasihat ve Türk Anası





Bir Söz ve Resim
Yıkılıp düşene gülme sakın sen. Yiğit düşüp kalkmayınca belli
olmaz.

KARACAOĞLAN


Bugün Tarihte Olanlar
25 Temmuz-Tarik bin Ziyad'in Ispanya'yi fethi (711); Ilk lokomotifin calistirilmasi (1814)



 

 
Allah, Afrika'yı Unutmadı! - Anti Siyonizm

Allah, Afrika'yı Unutmadı!
 

 Halime Demireşik * 


Kategori: Analiz - Araştırma | Gönderen: Eşref | Tarih: 21.01.2010

Geri Dön


      

15 kişi Kamerun’dan, 9 kişi Burkino Faso’dan olmak üzere toplam 24 kardeşimiz; gönüllerini doyurmak, İslâm’ı en güzel şekilde öğrenmek ve öğretmek üzere Mehmed Âkif Ersoy Kız Kur’ân Kursu’nda (Ümraniye) eğitim ve öğretim için gayret sarf ediyorlar.

 

Bazıları çocuklarını bırakmış, bazıları âilesini...

 

“-İnsan, altı aylık bebeğini, dört çocuğunu, eşini nasıl bırakabilir?” diye sorunca:

“-Allah için bıraktık!.. Dinimiz için buradayız. İnsanımız, İslâm’a o kadar muhtaç ki, çocuklarımız aklımıza bile gelmiyor!..” diyerek cevap veriyor bu güzel insanlar…

Onları dinledikçe şükrün güzelliğini, insanın istediği zaman neler başarabileceğini; kadınların, özellikle de annelerin ne kadar güçlü olduğunu bir kez daha anladım. Yaklaşık iki saat süren röportajımız boyunca hep Müslümanların orada nasıl ezildiklerinden bahsettiler. Onlara açlık ve susuzluk zor geliyor, ama Müslüman olup da İslâm’ı tam bilmemeleri, gereği gibi yaşayamamaları daha ağır geliyor. Gönül açlığı, mide açlığını çoktan geçmiş!..

 

Ben, açlık ve susuzluk sıkıntısını sorunca da, en âcil ihtiyaçlarının hastahâne ve müslüman doktorlar olduğunu harâretle anlattılar. Tabiî, her şeyden önce temiz su olmalı ki, bütün hastalıkların önüne geçilebilsin.

 

Onlar, kendilerini İslâm’a adamışlar. Hâllerinden hiç şikâyetçi değiller:

“-Allah, Afrikamızı unutmadı. Allah zenginlikleri verdi, ama biz kullanamadık!..” diyecek kadar Allah’tan râzılar... Rabbim de onlardan râzı olsun.. Maddî-mânevî rızıklarını, geniş hazinelerinden ve sonsuz lütfundan ihsan buyursun. Âmin.
 
Biz, Afrika’yı, şimdiye kadar hep oraya giden kardeşlerimizden duyduk, öğrendik. Fakat gidenler, orada bir müddet kalıp geri döndüler. Orayı bir de Afrikalıların dilinden dinlemek istiyoruz. Bir Afrikalı Müslüman’ın yüreğinden buyurun Afrika manzarasına…
 

(Kamerun’dan gelen kardeşlerimiz önce söz almak istediler.) Kamerun’dan gelen Selma hanım, evli… Şöyle diyor Selma Hanım: 

“-Eşimi Allâh’a emanet ederek, sırf Allah rızası için buraya geldim. Çünkü orada İslâm’ı bilen insanlara çok ihtiyaç var. Afrika deyince, çaresizlik ve özellikle kadınlar açısından zorlu bir imtihan akla gelir. Ama ben çaresizliğin, acının ve çifte standardın en çok yaşandığı hastahânelerden bahsetmek istiyorum. Bir gün ablamla Hıristiyan hastahânesine gitmiştik. Bulunduğumuz bölgede zaten Müslüman hastahânesi yok! Oradaki doktorlar da hırıstiyan oldukları için Müslümanlara çok onur kırıcı davranıyorlar. Muâyene ederken çırılçıplak soyunmamızı istiyorlar. Sonra da:

 

“-Hani siz Müslümanlar, örtülü idiniz. Bakın, biz sizin her yerinizi görüyoruz!..” deyip alay ediyorlar.

Burkino Faso’da bir arkadaşım, doğum esnâsında hastaneye gitmek zorunda kaldı. Doğum yapacağı odaya tam beş tane hırıstiyan erkek doktor girdi. Doğum yaptığı oda, bahçe katındaydı. Bütün pencereleri sonuna kadar açtılar. Dışarıdan herkes kolaylıkla içeriyi görebiliyordu. Arkadaşım müslüman olduğu için bundan rahatsız olduğunu söyleyince:

“-İstemiyorsan kalkıp gidebilirsin!..” dediler.

 

O, çok zor durumda idi. Gözyaşları ve büyük bir utanç içinde orada doğum yapmak zorunda kaldı. Orada sudan sonra en büyük ihtiyaç hastahâne, Müslüman hastahânesi.. Çünkü oradaki bazı insanlar, bu zulümlere mâruz kalmamak için hırıstiyan oluyorlar. Bir Euro tutmayan tetanoz aşısını alamadığı için müslüman kadın ve çocuklar ölüyor.

* * *

Fadile isimli kardeşimiz söz alıyor:

“-Biz hastaneye gittiğimizde bize “Koyunlar!..” diye hitap ediyorlardı. Zaten hristiyanlar, müslümanlara seslenirken hep “Koyunlar!” diye çağırırlar. Bir gün başımdan ayağıma kadar bir elbise giydim ve çarşıya gittim. Orada bir hıristiyan bana seslenerek:

“-Bir gün biz tamamen buraların hâkimi olacağız. Şu üstüne giydiğin şemsiyeyi (başörtüyü) tamamen çıkartacağız!..” dedi.

Pazarda da Müslümanlarla alışveriş yapmak istemiyorlar.
 
Kadınlar için eğitim imkânları da sınırlı herhâlde…
 
Okula gidiyorsanız, diz üstünde etek giymek zorundayız. Başörtüsü takmak yasak!.. Okulda herkes, hıristiyanların duâsına katılmak zorunda. Devlet, hırıstiyanlığın kontrolünde olduğu için Müslümanlar çok zorluk çekiyorlar. Çünkü bütün yasalar, hıristiyanlara göre konmuş. Bırakın okulları, çevremiz, komşularımız hep hıristiyan olduğu için bizden rahatsız oluyorlar. Ezânın okunması, bizim sokakta başörtülü gezmemiz bile onları âdeta çileden çıkarıyor. Kamerun’da halkın % 40’ı müslüman… Bu yüzde kırkın içindeki Müslümanların çoğunluğu da İslâm hakkında bir bilgi ve amele sahip değiller.
 
Diğer % 60’lık nüfus içinde, önceden Müslüman iken hristiyan olan, yani “irtidat edenler”  var mı?
 
İrtidat edenlerin çoğu, çaresizlikten ve daha iyi şartlarda yaşamak için… En önemlisi de İslâm hakkında bilgileri olmadığı için hıristiyan oluyorlar.
 
Afrikalı Hanımların Gözünden
 
BURKİNA FASO
 
Burkina Faso’da Nisan ayında sular tamamen biter. Temmuza kadar bir daha su bulunmaz. Bu yüzden herkes aslî su ihtiyaçlarını, pis sulardan karşılamak zorunda kalır. Ardından çeşitli hastalıklar başlar ve bu hastalıkların çoğu da ölümle sonuçlanır. Artık herkes buna alıştı. İnsanlar, yiyecek bir şey bulamadıklarından, açlığı hissetmemek için bütün gün uyurlar. Kahvaltı dediğiniz öğün, zaten bizde yok!..
 
Buraya geldiniz. Gördünüz ki, buradaki insanlar, üç öğün yemek yiyor. Ne düşündünüz?
Aramızda çok fark olduğunu bir kere daha anladık.
 
Türkiye’den baktığınızda, Afrika’da kadın olmak nasıl bir duygudur?
 
Orada kadın olmak, köle olmaktır. İnsan olduğuna pişman olmak demektir!.. Kadın isen, saygı göremezsin!.. Her şeyin sorumluluğu senin omuzlarındadır. Bir kız, 14 yaşında evlenir. Kocası, evde onu bir güzel dövüp ardından da çalışmaya gönderir. Evdeki çocuklarının karnını doyurmalısın, elbisesini bulup giydirmelisin. Eğer bunları anne de yapmazsa, çocuk aç da kalır, açıkta da... Kadın, her işi yapan bir makine gibi... Annenin tek sevinci vardır; çocuğunun büyüyüp hayatını kurtardığını görebilmek!..
 
Başka bir kardeşimiz aynı soruya şöyle cevap veriyor:
 
Orada kadın, câhiliye devrindeki konumunda hâlâ... Zorla, istemediği kimselerle evlendiriliyor. Eğer kız evlenmek istemezse, bütün âile tarafından dışlanıyor ve kimse yüzüne bakmıyor.

Hastahânelerde durum daha da vahim... Kadın sağlığının hiçbir önemi yok! Zaten hastahâneler, hep hırıstiyanların… Doktorlar da Hıristiyan... Afrika’da kadın olmak zor, ama Müslüman kadın olmak çoook daha zor!.. Muâyene olmadan önce İncil’den duâ okumamızı istiyorlar. Müslüman olduğumuz için en son bizi muâyeneye alıyorlar. İlk önce hıristiyanlara, vakit kalırsa müslümanlara bakılıyor.

Okullarda bile ne kadar başarılı olursak olalım, müslüman olduğumuz için meslek sahibi olamıyoruz!.. Tesettürümüzden dolayı “kara böcek”, “köle”, “mahkûm” gibi lâkaplarla bize sesleniyorlar.

Türkiye’den Afrika’ya bakıyoruz da çok geride kalmışız. Dînî, ekonomik ve sosyal açıdan çok gerilerdeyiz.

Allah Teâlâ’dan istediğimiz, gücümüz nisbetinde İslâmiyet’i öğrenmek ve halkımıza gerçek İslâm’ın güzelliklerini öğretmek... Burkina Faso’da nüfusun % 20’si Müslüman… Bunlar da dinlerini tam olarak bilmiyorlar. Biz, inşâallâh buradan aldığımız eğitimle bu sayıyı en az %70’lere çıkarmak istiyoruz.

Orası, Peygamber Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’in, ashâbını, ilk hicret için gönderdiği yerler… Bu yüzden Asr-ı Saâdet’ten gelen bir İslâm kökü var orada… Bize düşen, bu kökü büyütmek... Buradan Müslüman kardeşlerimize seslenmek istiyoruz:

“Biz Müslümanlar çok güçlüyüz. Fakat aramızda birlik ve beraberlik olmadığı için zayıflamışız. İnşâallâh, hep beraber olalım. Bizler, hrıstiyanların gücü altında eziliyoruz; açlık var, ama susuzluk daha çok!.. Hele Müslüman hastahânelerine ve doktorlara ihtiyacımız, bütün diğer ihtiyaçlarımızın önünde… Çünkü onlar, ellerindeki bu tıbbî imkânları kullanarak, dinimizi, ahlâkımızı elimizden almaya çalışıyorlar. Biz, aç yaşayabiliriz; ama dinimiz olmadan, ahlâkımız olmadan yaşamak bizlere çok ağır geliyor. Bize duâ edin, çünkü biz size hep duâ ediyoruz.”

* * *

Halime Hanım, eğitime gelen bu kardeşlerimizin başında sorumlu olarak gelmiş. Kendisini, oradaki Müslümanlara, özellikle de kadın ve çocukların eğitimine adamış. Orada 1995 yılında “Kadına Sınırsız Hizmet Derneği”ni kurmuş. Okulların tatil olduğu zamanlarda, çocuklara da İslâm’ı öğretiyor. Hanımlara İslâmî bilgilerin yanında dikiş öğreterek onların meslek sahibi olmalarını da yardımcı oluyor. Talebelerinin sayısı bazen 400-450 kişi ulaşmış. Halime hanıma göre, oraya yapılacak en büyük yardım, su ve hastahânenin yanında İslâm’ı öğretecek muallim ve muallimeler…
 
Bu derneği kurmaya neden karar verdiniz?
 
Hıristiyan kadınlar, kendi aralarında birbirlerine çok bağlılar. Tabiî, kiliselerden de yardım alıyorlar. Kadın ve çocukların eğitimine çok önem veriyorlar. Ben de ezilen Müslüman kadınların, böyle derneklere daha çok muhtaç olduklarını düşündüm. Orası Müslüman hanımların buluşma noktası gibi bir yer oldu. Kamerun’un dört bölgesine bu derneğimizin şubelerini kurduk. Bu bölgelerde seminerler veriyoruz.
 
Hangi konularda seminer veriyorsunuz?
 
Özellikle “Din nedir?” konusunda… Çünkü kadın, dinini bilmiyor. Gerçi erkeklerin çoğunluğu da bilmiyor. Müslümanız, ancak maalesef dinimizi bilmiyoruz. Bütün sıkıntıların altında yatan problem de bu… Müslüman kadınların bazıları çaresizlikten ve bilgisizlikten kötü yollara düşüyorlar. Bazı kadınlar da yine çaresizlikten Hıristiyan erkeklerle evlilik yapıyorlar, zaman içinde kendileri de hırıstiyan oluyorlar.

Derneğimizde, kadınlara ev işlerinde yardımcı olacak her türlü bilgiyi de öğretmeye çalışıyoruz. Derneğimiz, ayrıca yetimlerin bakımları ve fakirlerin ihtiyaçlarını da kendi imkânları nisbetinde karşılamaya gayret ediyor. Tatillerde 30-40 talebeyi alıp onlara hızlandırılmış bir şekilde İslâm Dini’ni öğretiyoruz.

Allah, Afrika’yı unutmadı. Aslında oraya çok zenginlikler verdi. Ama hep sömürüldü, Afrika!.. Afrika’nın fakir halkı hâriç, herkes Afrika’dan yararlandı.

Şimdi bizim derneğimizin bir yeri var. Okul ve hastahâne yapmak için iznimiz de var. Fakat yapacak maddî imkânımız yok!.. Düşünün, namazımızı kılacak bir câmimiz bile yok!..
 
Türkiye’nin size hangi konularda yardımcı olmalarını bekliyorsunuz?
 
Oraya öncelikle çok duâ edin. Kardeşliğimizi kuvvetlendirebiliriz. Tabiî ki, gönülden yardımlarınızı da bekliyoruz. Ben bazen sabahlara kadar uyuyamıyorum. Yapacak çok iş var, fakat imkânım yetmiyor. Orada bize yardımcı olan Mehmet Bey var. Gelirken bana:

“-Çok çalış Halime Hanım; sen uyursan, burada her şey uyur. Ama çalışırsan sadece Kamerun değil, bütün Afrika dirilir!..” demişti.

Buraya dinimizi öğrenmeye geldik, inşâallâh gidince de öğreteceğiz. Ancak aç insanı önce doyurmalıyız ki, öğrenmeye tâkât bulabilsin.
 
İstanbul’daki kursu ve eğitim sistemini nasıl buluyorsunuz?
 
Buraya gelmeden önce hep şöyle duâ ediyordum:

“-Allâh’ım, orada gerçek İslâm’ı öğrenemeyeceksem, bana orayı nasip etme!..”

Bu duâmı, buraya gelene kadar hep yaptım. Uçağa bindim ve her şeyi Allâh’a tevekkül ettim. Bu projeyi, bize Allah ayarladı. Buraya gelince insanları uzun süre gözlemledim. “İslâm’ı doğru mu yaşıyorlar?” diye inceledim.

Gördüm ki, gerçek İslâm yaşanıyor. Eğer doğru yaşanmasaydı, kızlarımı alır, hemen geri dönerdim. Bana altın bile verseler, bir dakika bile burada durmazdım.

Ben, bütün hayatımı İslâm’a adadım. Biz, Allah için buradayız. Yanlış olduğunu düşündüğüm bir şeyi hemen soruyorum. Allah râzı olsun, buradaki kardeşlerimiz de sabırla cevap veriyorlar.

Burada olmaktan mutluluk duyuyoruz. Türk talebeler de, hocalar da bizi seviyor ve saygı gösteriyorlar. Talebeler, sürekli Afrika’daki kardeşlerimize götürmemiz için bize hediyeler veriyorlar. Küçücük kızlar bile harçlıklarından biriktirdiklerini oraya gönderiyorlar. Bunlardan çok etkileniyoruz.

Biz, mâneviyâtı burada hissediyor, en önemlisi bizzat yaşayabiliyoruz. Bizim derimizin siyahlığına bakmadan, bizi buralara kadar getiren Osman Topbaş Hocaya çok teşekkür ediyoruz. O mübârek, cennete nasıl gidileceğini çok iyi biliyor. Onu anlatmaya kelime bulamıyorum. Bu gözle, kulakla anlaşılamayacak çok özel bir duygu... Allah O’nu seçti, O da tam Allâh’ın seçtiği yerde...

Afrika’da O’nun adını taşıyan büyük bir okul yaptırmak istiyorum. Gece üçte, dörtte mescitte oluyorum ve O’nun için çok duâ ediyorum. Onun etrafında iyi insanlar olsun ki, O’nun güzelliğini etrafa yansıtsınlar. Allah, O’na sağlıklı uzun ömür versin!

 

O sırada, buradaki Türk kızlar geliyor:

“-Bize de duâ edin, hâfız olalım!..” diyorlar. Onlara da, hepinize de duâ ediyorum. Bize yaptığınız bu iyilikler, iki dünyada da size hayır getirecek inşâallâh!..

Benimle çalışmaktan korkmayın; ne olur, özellikle kadın ve çocuklar için el ele verelim.

Oradaki Müslümanlar, Türkleri seviyorlar. Oraya “beyaz” bir tenle gelip de o toprakların zenginliğini sömürmeden, sadece insanlarına yardım ettikleri için… Biz, gençken âilelerimiz hacca giderdi. Gelenler, hep oradaki Türklerden bahsederdi.

 

“-Arafat’ta ne kadar kalabalıklar!..” diye hayran kalırlarmış. Mekke’yi ayağa kaldırıyorlarmış. Heybetlerinden etkilenirlermiş. Oğlum bana:

“-Çok kötü giyiniyorsunuz!.. Türkler gibi giyinin!..” demişti.

Türk hanımlarının temiz ve mütevâzî giyim tarzları da onların çok hoşuna gitmiş. Türkiye’ye gelip Türk kadınlarını yakından görünce, ben de oğluma hak verdim. Hepinizi çok seviyor ve teşekkür ediyoruz.

* * *

Biz de dergimiz vesîlesi ile bize kardeşliğin güzelliğini yaşattığınız için sizlere teşekkür ederiz. Allah, hayır niyetlerinizin bereketini göstersin, inşâallâh…



    Yazarı : Halime Demireşik

    Ekleyen :  Eşref

    Yazdır  |  Yazıyı Tavsiye Et





Gönderdiği Son 50 Yazı :
14.01.2011- Muhteşem Yüzyıl Rezelati ve Siyon Maşaları - Eşref Pekcan
24.12.2010- Yeni Şafak'ın dezenfarmasyon manşeti ! - Alıntı
5.12.2010- Mason Olmak İsteyen Bir Bayanın Bize E-postası(!?) - Eşref Pekcan
26.11.2010- İnsanlar uyanıyor telekom panikte ! - Net
9.11.2010- Kanada’dan katil İsrail’e tam destek - Alıntı
31.10.2010- Katil Yahudi Grup Filistinliyi linç etti, Kudüs! - Eşref Pekcan
26.10.2010- Mumcu Suikasti / Mossad -Barzani ve Haham Nenesi! - Eşref Pekcan
20.10.2010- Habertürk, Fatih Altaylı ve Masonlara Desteği ! - Eşref Pekcan
16.10.2010- ZULÜMLER VAR İKEN NEREDE İSLAM ÜMMETİ VE DEVLETİ ! - Eşref Pekcan
19.09.2010- Kuran Yakan Kitapsızlar Kendi Sonlarını Hazırlıyor - -
16.09.2010- Facebook Gerçeği: Kişisel Bilgileriniz, CIA,Mossad - Alıntı
10.09.2010- Osmanlı'da Bayram Nasıl Olurdu ? - Mostar Dergisi
8.09.2010- Gandi Türkiye'yi katil israil'e Şikayet Etti - -
6.09.2010- Katil İsrail Dünyayı Dinliyor !!!! - Star Gazetesi
3.09.2010- Misyoner Türkan Saylan'ı dizi yapacakmış uşaklar! - -
3.09.2010- Bakın Kim Kimi Dinliyor = Katil İsrail ! - Taha Kıvanç / Yeni Şafak
2.09.2010- Polislerde huzur bozarsa halimiz nice !!!(video) - Eşref Pekcan
31.08.2010- Katil İsrail'e boyun eğenler ve dinlemeler ! - Eşref Pekcan
30.08.2010- Çanakkale ve Bombasırtı Vakası ! Okumadan Geçme !! - http://www.caginpolisi.com.tr/39/14-15.htm
30.08.2010- İslâmî Hayat Nedir, Nasıl Yaşanır? - Semerkand Dergisi • 133. Sayı / AYIN KONUSU
30.08.2010- Ehl-i Sünnet’in Büyük Savaşı: Malazgirt - Ali DEMİRTOPUZ / Semerkand Dergisi
28.08.2010- Putin, Katil İsrail'in Suriye isteğini reddetti! - Ajanslar
26.08.2010- Rezillik; Domates savaşında 100 ton domates israf! - AA
23.08.2010- Nasıl Eğitiliyorlar! - Banu AVAR ! - Banu Avar
22.08.2010- Sümelada'ki Ayin; Diz Çökmemi Hoşgörü mü? - AntiSiyonizm.com
22.08.2010- Siyonizmin İçeceği CocaCola da Alkol tespiti belge - -
18.08.2010- Siyon Maşaları Aşkı Memnu Dizileri ! - Eşref Pekcan
16.08.2010- Çanakkale ve Bombasırtı Vakası ! Okumadan Geçme !! - http://www.caginpolisi.com.tr/39/14-15.htm
16.08.2010- Deniz Harp Okulu ve Yaşanan Rezillik Üzerine ! - Fatih Akkaya
16.08.2010- Türkiye'nin Gündemini HSYK Belirliyor (!?) - Eşref
16.08.2010- Heronların Kontrolü İsrail'in Elinde - Vakit
16.08.2010- Akp ve Chp ; Siyonistlerin ekmeğine yağ sürüyor! - Eşref Pekcan
13.08.2010- Bebek Katili İsrail'in Gizli Uydu Anlaşması ! - Yenişafak
13.08.2010- Katil İsrail 800 yıllık Müslüman mezarlarını yıktı - AA
11.08.2010- İsrail Türkiye'deki Heronları Kapattı - Ajanslar
10.08.2010- MİT ve Personel Alımları Hakkında Bilinmeyenler ! - Eşref Pekcan
8.08.2010- Cumhuriyet Döneminde Masonluk - Alıntı
8.08.2010- Oyuna Gelen Radikal İslamcılar ve Atatürk Konusu ! - Eşef Pekcan
8.08.2010- Birleşmiş Milletleri Yöneten Yahudiler ! - Cevat Rifat Atilhan
8.08.2010- İsrail MİT Başkanı`nı neden hedef alıyor?. - İbrahim Karagül / YENİŞAFAK
6.08.2010- Laiklik ve Mustafa Kemal Paşa Üzerine ! - Op. Dr. Münir Derman Hoca
6.08.2010- Murat Bardakçı tarihi çarpıtmaya çalışıyor.. - Cezmi Yurtsever
5.08.2010- Balyozcuların umudu masonlar - -
4.08.2010- Masonik Murat Bardakçı dezene etmeye devam ediyor! - Mustafa ARMAĞAN
3.08.2010- Türkan Saylan'ı putlaştırdılar! - gazeteler
3.08.2010- Mason Zeki Alasya maşası! - kaynak: internethaber
3.08.2010- 2. Abdülhamite Masonların Planı! - cazmiyurtsever.com
1.08.2010- AKP ve Özelleştirmeler, Yanlışlar! - -
30.07.2010- PKK İtirafçısından İsrail İtirafı - Kaynak: Gazeteboyut
25.07.2010- "Araplar Türkleri Arkadan Vurdu" Yalanı - http://www.ottomanpalestine.com/


Yazı hakkındaki yorumlar :


Hiç yorum yoktur..

 

- Yorum Ekleme Paneli -

İsim :   
E-mail :   
E-mail Görünsün :   
Yorumunuz :   

 

 
Sayfa Başı

DUYURULAR

TOPLAM SİTE İZLENME

 


 

 

 2008-2026 (C) Bu sitedeki bütün belgeler yüce dinimize ve kahraman milletimize hizmet amacıyla yayınlanmaktadır... Dilerseniz kaynak gösterilmeden de alınabilir... Sitemiz kullanıcılara açık işlevsel bir site olduğundan kullanıcılardan ve diğer mail gibi yollardan gönderilen yazılar yayınlanır, ayrıca kaynak belirtilerek alıntı yazılar yayınlanır. Sitemiz görüşlerimizi açıkça belirttiğimiz çağdaş, özgür; milli ve manevi değerlerine sahip bir görüş platformdur. Yasa dışı faaliyetlere kesinlikle karşıyız. Bu durumda sitemiz, sayfalarımıza gönderilen yazılardan sorumlu değildir ve ayrıca bir yazı hakkında şikayetiniz varsa "nedeni ile" bildirilmesi ve kabul görülmesi halinde kaldırılacaktır. Aksi durumlarda bütün hukuki haklarımızı saklı tutmaktayız...