ve tahammülü üzerimizden eksik etme, Memleketimizi mamur eyle,
Devletimizi ebediyete kadar hür ve müstakil olarak
muhafaza eyle,
Bütün dünyaya hidayet nurunu saçma imkân ve fırsatını
bizlerden esirgeme, Ashabdan aldığımız
sancağı ahirete kadar taşımamızı nasip eyle, bizleri her daim Peygamberimize
layık ümmet eyle! Dostlarından iki cihandan ayırma. Şeytan ve ona uyanlara karşı bizlere güç ve kuvvet ihsan eyle!
Şüphesiz sen alemlerin tek sahibi ve yaratıcısısın!
Bizleri hakkıyla kendine kulluk edenlerden eyle!
İsrail, El-Halil kenti yakınlarındaki Suayr kazasından Neşet el-Ceradat (10) ve el-Bi’ra kentinden Sened el-Muğir'i (12) halen Ramalllah yakınlarındaki Ofer hapishanesinde tutuyor. İsrail ordusu, çocukları İsrail hedeflerine taş atmak suçundan iki ay önce tutuklamıştı.
Ofer hapishanesinde tutuklu bulunduğu sırada Sened ve Neşet’i gören Beyt Lahm sakinlerinden Hasan Bericiye adında bir genç, iki ayrı odada kalan çocuklara esirlerin göz kulak olduğunu söyleyerek, bu hapsin, merhametten yoksun İsrail zulmünün bir örneği olduğunu belirtti.
Bericiye şöyle devam etti: ”Neşeti ve Senedi gören gözyaşlarına hakim olamıyor. Sokakta oynayıp, okulda eğitim görmeleri gerekirken zor şartlar altında, sonlarının ne olacağı meçhul, dikenli teller ardına hapsedilmişler.“
Bericiye, mahkeme salonuna çıktığında gördüğü, cılız vücudu incecik elleriyle hapishane yönetiminin dağıttığı Şabas adı verilen esir formasının içinde Sened’in kaybolmuş gibi durduğunu söyledi.
“Forma üzerinden düşecek gibi duruyordu. Askerler son halkasına kadar sıkmasına rağmen el ve ayaklarındaki zincirler bol geliyordu“ diyen Berici, hapishane müdürünün esirlerin mahkemeye çıkarılması esnasında şaşkınlığını gizleyemediğini "bu çocuklar buraya niye getirildi, bilmiyorum" dediğini ekledi.