"el-Halim" kelimesi
Kur'an'ın 15 yerinde geçmekte olup bunlardan on birinde Allah'a
izafe edilmiştir. "el-Halim" kelimesi
tek başına kullanılmayıp altı ayette "bütün günahları bağışlayan"
anlamındaki "el-Gafûr",
üç ayette "hakkıyla bilen" anlamındaki "el-Alim", bir ayette "her şeyden
müstağni olan, kendi dışındaki her şeyin O'na muhtaç olduğu varlık"
anlamındaki "el-Gani",
bir ayette de "az iyiliğe çok mükafat veren" anlamındaki "eş-Şekür"
ismiyle birlikte anılmıştır.
Halim, günahları
nedeniyle kullarına nimet vermeyi ve iyilik
yapmayı kesmeyendir. O, kendisine itaat edeni rızıklandırdığı gibi
isyan edeni de rızıklandırır. Kendisinden korkan ve iyilik yapanlara
nimet vermeye devam ettiği gibi günah işlemeye devam eden kullarına da
nimet vermeye devam eder. Bela ve musibetlerden koruması için kendisine
dua edeni veya ibadetle meşgul olup bu istekte bulunamayanı koruduğu
gibi, dua etmeyen ve kendisnden gafil olaan kimseleride belâ ve
musibetlerdn koruyabilir. (3)
Hâlim, günahları bağışlayan ve cezalandırmada acele
etmeyen,
öfkesine yenilmeyen, cahillerin ve asilerin isyanı kendisini
öfkelendirmeyendir. Halim ismi, gücü gücü olduğu halde bağışlayana
verilir; gücü olmadan bağışlayana bu isim verilmez. (4)
Allah, Halim'dir. Cezaları erteleyen veya tamamen
kaldırandır.
Cezaların kaldırılması yalnızca, cezayı hak etmiş bazı müslüman
günahkarlara yönelik olup, inkarcıların bununla bir ilgisi yoktur.
O, cezayı hak
edenleri cezalandırmada acele davranmaz, tevbe etmeleri için
onlara süre verir. Dilerse, acil ceza verilmesi gereken günahlar için
anında cezalandırır. Ancak, O'nun hilmi, günahkarlara süre
tanımayı gerekli kılmaktadır. Cenab-ı Hak buyuruyor:
"Eğer Allah,
yaptıkları yüzünden insanları (hemen) cezalandırsaydı,
yeryüzünde
hiçbir canlı yaratık bırakmazdı. Fakat Allah, onları belirtilmiş bir
süreye
kadar erteliyor. Vakitleri gelince (gerekeni yapar). Kuşkusuz Allah,
kullarını
görrmektedir." (5)
Yediği yemeğin
suyunu mazlumların
gözyaşından,
sosunu mağdurların kanından temin eden zalimlerin yaptığından haberdar
olan. Zalimlerin yaptığından gafil olmayan, ancak onların azabını
erteleyen
O'dur.
Bizler Halim
Rabbimize iman edenler olarak yumuşak huylu
tatlı
dilli, güler yüzlü, bal gibi sözlü olacağız. Su, yumuşacık
ama kayaları deliyor. Kuru ağaçların tepesine çıkıp çiçeğe
dönüşüyor. İbrahim'in yumuşaklığı Nemrut'un saltanatına son
veriyor."Allah
kahretsin" dediklerimizi Allah yok etseydi, tek
başımıza
kalırdık. "Ya Halim" diyelim.
Bir müslüman
ihlasla "Ya Halim" diye
bu mübarek ismin zikrine devam ederse onun tecellisine,
eserlerine vasıl olur. Ahlakı güzelleşir. Sinirleri yatışır. Afetlerden
korunur. Kazancı artar. (7)
Tenbih: Rabb'inin
isyan
edenlere karşı Halim olduğunu bilen her müslümanın, emirlerine aykırı
davrananlara ve kendisine karşı çıkanlara yumuşaklıkla davranması ve
cezalandırmada acele etmemesi gerekir. Nasıl ki Rabb'inin sana yumuşak
davranmasını istiyor ve seviyorsan, aynı şekilde sende elinin altında
bulunalara yumuşak davran. Sen böyle davranmakla Rabb'inin hoşnutluğunu
kazanırve bol sevap alırsın. (4)
Cenab-ı
Hak buyuruyor:
"Bir
kötülüğün cezası, ona denk bir kötülüktür. Kim
bağışlar ve barışı
sağlarsa,
onun mükâfatı Allah'a aittir. Doğrusu O, zalimleri sevmez." (6)
Bu ismi bilen, Allah'a daha fazla sevgi
besler, sözüne
bağlı kalır, vaadini yerine getirir. Gördüğü ayıpları örter, kimsenin
hak ve hukukuna tecavüz etmez.
|
Kaynaklar
1) Bakara, 235
2) Hac 59
3) Fatır, 41
4) Esmâ-ül Hüsna, Karınca Yayınları, Nisan 2004
5) Fatır, 45
6) Şura, 40
7) Yüce Allah' (c.c)ın Güzel İsimleri Esmâ-ül Hüsna, Rauf Pehlivan,
İstanbul Dağıtım A.Ş. 2002
8)
Islam
City
9) Calligraphy, The Most
Beautiful Names, Tosun
bayrak, Threshold Books, 1985 |