Vedûd
Vedûd
: Seven,
bütün mahlukatın hayrını isteyen, onlara ihsan eden.
Al-Wadud
: The Loving One who loves
good servants, and bestows its compassion
upon them.
Cenab-ı Hak buyuruyor:
"Rabbinizden bağışlanma dileyin; sonra
O'na tevbe edin. Muhakkak
ki Rabbim çok merhametlidir, çok sever"
(1)
"
O, çok
bağışlayan ve çok sevendir."
(2)
- Kur'an-ı Kerimde
Yüce Allah kendini iki yerde Vedûd olarak tanıtır. Vedûd
kelimesi iki anlama gelmektedir. Nimetleri gereği kullarını sevendir.
Çünkü O, kendisine tevbe eden ve yönelen kimseyi sever. Yine O,
sevilendir .
- Kul Allah'ın gayretiyle Rabbi'ni sevince, Allah'ta onu bir
başkasının sevgisiyle mükafatlandırır. İşte bu, gerçekte tam bir
ihsandır. Çünkü sebep de O'dur, müsebbeb de O'dur. Bundan maksat
karşılıklı sevgi değildir. Bu ancak kullarından şükredenleri ve
şükürleri sebebiyle Allah'ın onları sevmesidir. Bunların hepsi kulun
maslahatı ve iyiliği içindir. Sevgiye yaratan ve onu müminlerin kalbine
yerleştiren yüce Allah çok mübarektir. Daha sonra O, bu sevgiyi
dostlarının kallbinde öyle bir noktaya ulaştırır ki, artık bu noktada
diğer bütün sevgiler çok küçük ve değersiz bir hale gelir ve
onların bağından kurtulurlar, bela ve musibetler onlara hafif gelir,
ibadet ve taatlerin zorlukları onlara zevk verir ve sonunda sevgilerin
en yücesi olan Allah sevgisini, Allah rızasını elde etme ve Allah'a
yakın olma gibi çeşitli kerametlerden dilediğini elde eder. (3)
- Allah insanları Kendisine kulluk etmeleri için yaratmıştır. Fakat
buna rağmen kimisi Allah'ı inkar eder, kimisi de ölene kadar içten bir
samimiyetle O'na sadık kalır. Allah, Kendisine vefa gösteren kullarına
çok yakındır, dua ettikleri zaman onları işitir ve icabet eder, bir
zorlukla karşılaştıklarında daima onların yanındadır. Allah iman
edenleri hayatlarının her döneminde yardımıyla destekler.
Bir insanın dünya hayatında kazanabileceği en büyük nimetlerden biri
olan Allah'ın dostluğudur. Allah'ın sevdiği kulları son derece şerefli
ve seçkin bir yaşantı sürdürürler. Böyle insanlar her zaman hayranlık
ve takdir kazanabilecek üstün bir ahlaka sahip olurlar.
Allah sevgili kullarını Kendi rahmeti içine sokar, onların cennete
girmelerine izin verir. Peygamberler ve salih müminler Allah'ın
sevgisini kazanmış çok değerli insanlardır. Onlar da Allah'ı çok
severler ve yalnızca O'nun hoşnutluğunu kazanmak için yaşamlarının
sürdürürler. Şüphesiz Allah'ın bir insanı sevmesi ve onu dost edinmesi
insana verilebilecek en büyük nimetlerden biridir. (4)
- Allah'ın Vedûd
ismini bilen her müslüman, insanlarla sevgi ve muhabete dayalı
ilişkiler kurmalı, itaat ve ibadetlerle Allah'ın sevgisini kazanmaya
çalışmalıdır.
- Tenbih : Kullardan bu isme ve vasfa layık olan o
kişidir ki, Allah'ın mahlukatına karşı daima iyilik murad eder. Kendisi
için arzuladığını onlar için de arzular. Hatta onların menfaatlerini
kendi menfaatlerine tercih eder. (5)
Bu ulvi duygu ancak, zor anlarda,
insanların kin ve öfkeleri ile karşılaşıldığı hallerde ortaya çıkar.
Onların kötülükleri, onlara karşı iyilik istenmesine mani olmaz.
- İki kişi arasında
bir ihtilaf meydana gelirse bir yemek üzerine "Yâ Vedûd" ismini 1000 kere okuyup sonra o yemeği o
muhalefet eden kimseye verirse ve yedirirse aradaki anlaşmazlık ortadan
kalkar. (6)
- Bu
ismin 20 defa okunması insanların kalblerinin ona muhabet beslemesine,
her yerde hurmet ve kabul görmesine, aradaki buğz ve düşmanlığın
kalkmasına, birbirlerini sevmelerine ve dost olmalarına neden olur.
(Allahulalem)
Kaynaklar:
1) Hud, 90
2) Buruc, Buruj, 14
3) Esmâ-ül Hüsna, Karınca Yayınları, Nisan 2004
4) Allah'ın İsimleri, Harun Yahya, Vural Yayınları,
2000
5)
Esma'ül Hüsna Şerhi İmam-ı Gazali, Mütercim M.Ferşat, Ferşat Yayınları,
2005
6) Miftahü'l Kulûb, Kalplerin Anahtarı,
(Fethiye Evradı
Bölümü) Mehmed Nuri Şemseddin Nakşıbendî, Bedir Yayınevi, 2001
7) Calligraphy,
The Most Beautiful Names,
Tosun Bayrak, Threshold Books, 1985
8) Islam
City