Şehid
: Her şeye şahit olan,O'ndan saklı olmayan Ash-Shahid
: The Witness who is present everywhere and observes all
things.
Cenab-ı
Hak buyuruyor:
"Doğrusu Allah, her şeyin üzerinde şahid
olandır."
(1)
"Şahit olarak da Allah
yeter." (2)
Kur'an-ı kerim'de 20 yerde geçmektedir.
Her şeye şahit olan, kendisnden hiçbir şey saklanamayan, hiçbir şey
saklanamayan, hiçbir şeyi unutmayandır.
Allah ezeli ve ebedidir. Mutlak olan tek varlıktır. Zamana ve
mekana bağımlı değildir. Bu nedenle geçmiş ve gelecek kavramları Allah
katında birdir. Allah geçmişte olan bütün olayları da gelecekte olacak
olanları da bilir. Kainatın ilk yaratıldığı andan itibaren, yok olacağı
kıyamet gününe kadarki son ana kadar herşeye şahit olandır. Yaşanan her
olayı, yapılan her konuşmayı bilir. Allah katında gizli olan hiçbir şey
yoktur. O'nun için gündüzün aydınlığı da gecenin karanlığı da birdir.
Allah 'gecenin örtüsü' altında gizlenenlerin, biraraya gelerek
fısıldaşanların bütün konuşmalarına da şahittir. Cahil olan insan gece
karanlığının günahlarını gizleyeceğine, hiç kimse tarafından
görülmeyeceğine ve bilinmeyeceğine inanır. Oysa Allah insana her an,
her yerde şahittir. Tek başınayken de milyarlarca insanın arasındayken
de insanın durumu Allah katında aynıdır. Allah tüm insanların her an,
her saniye kalplerindeki niyete, akıllarından geçen her düşünceye şahit
olandır. Dünyada insanların yaşadıkları her olaya şahit olan Allah
hesap gününde onlara yapmakta olduklarının tam karşılığını, eksiksizce
verecektir. Allah'ın kendisini görmeyeceğini, konuşmalarını
duymayacağını zannedenler ve gizli günahlarının karşılarına hiçbir
zaman çıkmayacağını düşünenler, kıyamet gününde ne kadar yanıldıklarını
anlayacaklardır. Zira Allah bir insanın doğduğu andan son nefesini
verdiği ölüm anına kadar yaşadığı her olaya tüm ayrıntıları ile şahit
olmuştur. "Allah, hepsini dirilteceği gün, onlara neler yaptıklarını
haber verecektir. Allah, herşeye şahid olandır. (3)
Kul, görünen ve görünmeyen bütün
hareketlerinin Allah'ın ilmi tarafından kuşatıldığını ve her türlü
davranışı sırasında O'nun ilminin hazır olduğunu bldiği zaman, bu, o
kula, Allah'ın hoşuna gitmeyen her türlü fikir ve düşüncelere karşı bir
iç murakebe yaptırmasını gerektirir. Dış dünyasını da, Allah'ın
hoşuna
gitmeyecek her türlü söz ve davranıştan korur. Böylece ihsan makamında
Allah'a ibadet etmeye başlar ve Allah'ı sanki görüyormuş gibi
ibadet
eder. Her ne kadar o, Allah'ı göremese de Allah onu görür. (4)
Eğer, bir kimsenin oğlu kendine itaat
etmezse şehadet parmağını onun eli üzerine koyarak "Yâ Şehîd" dese Allah'ın izniyle
itaatkâr olur.
Kaynaklar:
1) Hac, Hajj, 17
2) Nisa 79,
3) Allah'ın
İsimleri, Harun Yahya, Vural Yayınları, 2000
4) Esmâ-ül Hüsna,
Karınca Yayınları, Nisan 2004
5) Calligraphy,
The Most Beautiful Names,
Tosun Bayrak, Threshold Books, 1985
6) Islam
City
7) Miftahü'l Kulûb, Kalplerin Anahtarı,
(Fethiye Evradı Bölümü)
Mehmed Nuri Şemseddin Nakşıbendî, Bedir Yayınevi, 2001