Samed
: Hiçbir şeye muhtaç olmayan, herşey
kendisine muhtaç olan As-Samad
: The Eterna who is the only recourse for the ending of need
and the removal of affliction.
Cenab-ı Hak buyuruyor:
" De
ki: O,
Allah birdir. Allah
sameddir." (1)
Samed ismi, Kur’ân’ın göğsüne tek sıra dizilmiş inci
taneleri gibi duran İhlas ayetleri içinde bir “dürr-ü yekta”dır, eşsiz
bir incidir. İhlas’ı Kur’ân içinde özel yapan sır her ne ise, Samed’i
İhlas’a özel kılan sır da o olmalıdır. Çünkü, Kur’ân’da Samed ismi
sadece İhlas Sûresinde geçer. İhlas Sûresi, içinde Samed ismi olduğu
için “İhlas” olmuş olmalı. Samed ismi de, “İhlas”ın içinde yer aldığı
için anlamını bulmuş olmalı. (5)
Tüm evrende
gerçek güç sahibi olan yalnızca Allah'tır.
İnsanın karşılaştığı her türlü sıkıntıyı, zorluğu, ihtiyacı
giderebilecek olan
da ancak O'dur. İnsanlar
kimi zaman kendilerini yaratanı
unutup O'ndan başka veliler edinir; gücü, onuru ve yardımı onların
yanında
bulmaya çalışırlar. Oysa bu insanlar bir aldanış içindedirler; çünkü
yukarıda
da belirttiğimiz gibi Allah'tan başka güç sahibi yoktur. O dilemedikçe
hiçkimsenin bir başkasına faydası veya zararı dokunamaz. İnsan
için her türlü sıkıntıdan
kurtulmanın tek
yolu 'bütün kuvvet ve onur'un sahibi olan Yaratıcısı'na sığınmaktır.
Çünkü O,
sıkıntı ve ihtiyaç içinde olup kendisine yönelen samimi kullarına
icabet eder
ve onların üzerindeki zorlukları, sıkıntıları kaldırır. (2 )
Hak Teâlâ katında
her
şeyin mutlaka hazineleri vardır ve bundan dolayı da O Samed'dir. Lakin
o hazineler değişmez bilgilerden ibarettir. Çünkü
onlar
O'nun katında sabittir. O, onları bilir ve görür ve bütün
içindekileri
de görür, bildiği ve gördüğü içindir ki onlardan dilediğini vücuda
getirir,
açığa çıkarır, dilediğini de bırakır. Onlar O'nun hazinelerinde olmakla
sonlu ve sınırlı
değildir,
sonsuzdurlar. Varlıkların
hepsi
Allah'ın elindedir. Ondan hiçbir
şey ait olduğu hazinenin dışına indirilmez, hepsi Allah'ın indinde
koruma
altındadır. Bütün hazineler ve hazine bekçileri Allah'ın olduğu için
gerçekte
âlem onun içinden hiçbir şeyin dışarıya çıkmadığı bir tek hazine
durumundadır.
Çünkü hepsi de Allah'ın elinde ve O'nun katındadır. Bundan dolayıdır
ki,
her konuda iltica olunacak ve başvurulacak Samed ancak O'dur.
Kimi Allah'a tevekkül eder, kimi de sebebe
tevekkül
eder.
Şu kadar var ki, sebepler kendilerine sarılan ve sığınanlara
çok
kere hainlik eder. Hak Teâlâ ise kendisine sığınıp işlerini ısmarlayanı
muhakkak selâmete çıkarır. Bütün
hazineler
O'nun
katında olduğu, senin de o hazinelerden biri olarak yine O'nun mülkü
bulunduğunu
bilirsen kalbin O'na güvenmiş olacağı için O senin yanında, sen O'nun
yanındasın
demektir. (3)
Her müslüman, Allah'tan başka Samed olmadığını bilmelidir. O'nun
tek ve bir olduğunu bilerek yalnız O'na yönelmelidir. Bütün
ihtiyaçlarını O'ndan istemeli, her sıkıntıdan O'na
sığınmalıdır.İnsanlardan veya başka varlıklardan herhangi bir aracı
olmadan direkt Allah'tan talepte bulunmalıdır. Her türlü anlaşmazlık durumunda Allah'ın
dinine başvurmalı ve yalnız O'nun yasalarını hakem kabul etmelidir.
Başına gelen bütün olaylarda tek başvuru kaynağı allah'ın dini olmalı,
sıfat ve nitelikleri üstün olanın indirdiği Kitab'a ve peygamberin
sünnetine daima müracaat etmelidir. (4)
Samed ismi, İhlas Sûresi’nin ayetleriyle örülen ihlas
kubbesinin tepe taşıdır. Diğer bütün taşlar onun duruşunu tamamlar.
Onun duruşu bütün taşlara anlam verir. İhlas Sûresi’nin nihaî anlamı
Samed isminin anlamında kristalleşir ve somutlaşır. Samed isminin
anlamını hisseden doğrudan Allah’a, sırf Allah’a yönelir, böylece
ihlasa muvaffak olur. Çünkü bilir ki, her an her işinde O’na muhtaçtır;
O’ndan başkasından meded ummaz. Bilir ki, her an muhtaç oldukları da
yalnız O’na muhtaçtır; başkalarına dayanmaz. Yalnız Samed’i “dayanak”
bilir. (5)